… Ağabey

Per, Eki 8, 2009

Yalnız Ölümler

Bütün diğer meçhûller gibi ne adı, ne doğduğu topraklar ne de doğum tarihi tam olarak biliniyor. Rivayetler 20. Asrın ortalarına dair. Doğrusunu daim Allah bilir. Genellikle ikinci adı ile anılır. “… Ağabey”. Ankara İlahiyatta yıllar süren bir öğrencilik yaşadı. Sağlam, sarsılmaz bir mantığı ve okyanus derinliğinde inadı var. Kafasına koyduğunu yapanlardan. Bir gece rüyasında, şair olduğunu gördü. Her ne kadar bunun rüyada mı yoksa Akyokuş’ta mı vücûda geldiği tereddüt konusu ise de ortadaki gerçek, şairliği idi. Yürüdü. Parası yoktu. Bazılarınca büyük ehemmiyet verilen mücadeleci bir mazisi vardı, lakin parası yoktu. Yani şairliğe uygun bir hâl idi. Şairlik gibi tek başına yapılabilecek eylemler sardı yüreğini. Bekledi. Geri çekilmedi. Mevzilendi. Kimilerince hâlâ mevzisinde. Yani şiir ile el ele… İçinde kocaman şiir ağaçları büyütüyor.

Günün birinde baş açık, ayak yalın “seyyah” olmanın yolunu tuttu. Yürüdükçe yol aldı, yol aldıkça büyüdü, büyüdü, büyüdü… Alelacele, gelişi güzel ama samimi, ama temiz yürek çıktığı bu yolda kimsenin hayal edemeyeceği derecede sevdalar büyüttü, aşkın gereğini belledi. Dost yanlısı. Her gittiği yerde bir ahbabı olanlardan. Asrî zamanların anlatıcısı. Kelile ve Dimne’den hikayeleri onun kadar iyi anlatana rastlanmamıştır. Eşrefoğlu ilahileri onunla daha bir anlam kazanmıştır. O bunlara bıyık altından gülmekle iktifa ediyor. Bir sohbet halkasını her zaman çevresinde bulunduruyor. Müslümanlara yardım konusunda ileri gittiği için fişlendiği yazılıyor, söyleniyor. Her şeyde sonuna kadar giden bir yapısı vardı. Aynı olduğu akıyor telefon konuşmalarından. Bazen kendini, iş hayatına fazla kaptırdığı, Akyokuş’a yeterince çıkamadığı, dostlarını “Bizim işimiz uzaktan sevmektir” düsturu gereğince beklettiği için eleştirildiği rivayet edilse de herkes için bir hakiki bir “Ağabey” olmaya devamdadır. Gönül adamı, muhabbet adamı, ol bî – vefâların aksine inadına vefalı. Kim bilir göbek adı vefadır belki.

Sevgili … Ağabey

, ,

Yorum Yaz