daha dün söyledin çelik zırh değil gözlerim
fabrikalardan ve çocuk çığlıkları
devşirmiyorum yüreğim katil
daha dün söyledin
sülüs değil bu korku
ay ışığında vavdır, frenk olmadı hiç
ışık ne yandan gelirse gelsin demedin
dağlarım, çabucak akıyor nehirler
bir yıldız kayıyor
bir güvercin ölüsüyüm şimdi
daha demincek söyledin
baş açık ayak çıplak
işe yarar adam değilim
daha söylemedin bunu
işe yaramam ve sırıtırım beyaz cesetler arasından
ıtırım, reyhanım bunu bilmezler
savaşa aşk dediğimi de.
sabah yedi
kalk ve koyul mesai.
defter, imza. protestoya kalmasın ömrün
döviz, endeks
koştur ve umursama
yağmuru ve baharı ve yarın bayram
bahşişin yani
dinginliğin.
… / …



30. Eylül 2009 at 20:57
savaş ve aşk ikisinde de aş var.
aşmak için ikiside gerekli.
1. Ekim 2009 at 15:34
aş-mak için yola koyulmak gerek; yol için menzil gerek; menzil için sırdaş gerek; sırdaş için can gerek; can için terk gerek; terk için yakin gerek; yakin için dua gerek… bismillah.
24. Ekim 2009 at 11:51
efendim ben deniz zat-ı âlinizin yazıları ile yeni tanıştım ve çok müşşeref oldum. Daha önce sayhadan takip ediyordum ancak bu yazınızı ilk defa okudum ve çok beğendim.Allah devamına erdirsin inş.Selamün Aleyküm..
24. Ekim 2009 at 14:21
Ve aleykum selam…
Hoşgelmişsiniz… Hoşluk getirmişsiniz… Selam ve dua ile.