Alaca Bulanık

Paz, Tem 18, 2010

Derkenar

Alacayı bilirdim de “alaca bulanık“ı yeni duydum.
Dün ve önceki gün semayı kaplayan bulutlar ‘alaca bulanık’ı öğrettiler bana. Yeni bir bilgi. Yeni bir mutluluk.
Önemlidir. Altı çizilesidir. Bilinesidir.

Geçen hafta boyunca kırk derecelerden bakıyordu güneş. Karakış karşılığı diyorduk, meyveler olgunlaşacak diyorduk, Allah yazımızı yaz kışımızı kış etsin diyorduk. Olan oldu ve iki gündür hava kapattı. Sabah namazlarının akabinde balkon sefalarıma tabir caizse “ayaz” ket vurdu. Baktım ekseriya gölgede kalan yaprakların bazısı, güz sanıverip sapsarı olmuş.
“Yetiş ey tecrübe dedim nedir bu hâl…”
Yüzü, buz çizikleri dolmuş fersiz gözlü bilge kadın yetişti imdada.
Oğul” dedi, “Buna alaca bulanık derler ki yaz ortasında güzü yalnız sen sanmazsın, üzümler de sanar ve birden alaca düşer üzümlere. Ol sebeple alaca bulanık derler bu havaya. Alaca zamandır.
Huzura ermiş teslimiyet içerisinde öptüm ellerini.
Alaca bulanık zamanlara bir çentik attım.
Alaca bir sızı esenleyip geçti alnımı.
Alaca.

Yorum Yaz