Ateşten Arta kalan

Cum, Haz 4, 2010

Yalnız Ölümler

Ben, ellerimle bakıyorum bana.
Ellerim okuyor kıvrımlarını yüzümün.
Bir kıvrımla taşıyorum uzak yakın acılara
Acılar büyütüyor çizgilerinde ellerim.
Kef harfi sağrısında yalnızlaşıyorum aşkın
Kimsesiz mekânlardadır itirafım
İzin verirse bulutlar bir izdüşümlü
Nabzını yakar da geçer yazgımın
Yazgım körlüğüme ramdır.

Esmerim.
Tenim iç çekiş, alnım değirmi
Darasız bir öfkeden baygın taşan leylak
Beni yaşamakla tahrik eden rayihadan
Buhur aksine meyyal kıldı.
Ruzigarla sekti kurşun
Yüreğime ram kıldı.
Yazık. Ne yapsam faidesiz.
Yazık. Elim it yalağında
Yazık. Ben baktıkça yüksünüyor kahır
Yazık. Penceresiz çatılar.

Esmersem reva mıdır namlulanışım
Kimin serabına katran kattım
Kim ellerini yar kıldı bana.
Ben okudum da geçtim şehirleri sessiz
Sessizce döküldü Fatiha ardım sıra.
Dardayım. Elim çaresiz hep çaresiz.
Gölgesiyle anla beni hiç olmazsa
Korkunun öfkeyle berkitilmiş yalınlığından
Kurumuş iki pınarın
Derdiyle dertlenişimi.
Bak ve gör ellerim
Suratında postal gezinen çarenin
Sökük bahanesidir.
Hep ellerimle bakıyorum uzaklara.
Uzaklar yalnızlaşıyor masum bir kurşunla.
Eyvah yıkılacak şimdi uzak
Alnında namahrem dolanıyor.
Eyvah bir sestir ölüm gürlek ve pak
Şimdi alacak reyhan yüreğin
Rüveydasını kopararak.
Eyvah iki canlı yürek olmadan
Ölümle yazık sana bana
Kalbimizi koparan bir hınç gibi
Sen ve ben iki ayrı kıta.
Sen ölümle mutmain kalbindesin.
Ben coğrafyası paramparça bir haritanın
Ateşten arta kalan
İsindeyim.

, ,

Yorum Yaz