Bir Kuru Fanatizm Gözlerimiz

Paz, Şub 21, 2010

Kuyu

Seksen yedi yaşında kör bir adamdı. Dedi ki bir gün bana: ” Delikanlı! Koşarken dağın tepesine bak. Gözlerini dağdan ayırma, kilometrelerin ayaklarının altında eriyip gittiğini hissedeceksin. Çalılıkların, ağaçların, hatta ırmağın üzerinden atlayıp geçtiğini hissedeceksin. Ne zaman hayatın müşkülleri ile yüz yüze gelirsen, daima dağın tepesine bakmayı hatırla. Böylece, hiç bir mesele, ne kadar büyük görünürse görünsün, senin cesaretini kıramaz.” (Alfonso Ortiz, Tewa Kabilesi)

Yaşadıklarımız bize bu alıntıyı, bu alıntıda işaret edilen cevheri unutturdu. Günlük hengame içerisinde, aslında bildiğimiz ama bilmemeden geldiğimiz, hissettiğimiz ama duyulmasından endişe ettiğimiz, burnumuzun dibindeki gerçeği inkar noktasına getirdi bizi. Koca adam olmuş gençler, ideallerini kaybettiler. Çoğunun ileriye dönük düşüncesi yok. Orta yaşı aşmış büyükler de ideallerini kaybetti. Anlamsız bir yorgunluk, günlük meşgale ile ana haber bültenlerinin karşısında uyuklama seanslarına tutuldular.

Belki ideallerimizin sorgusunu yapamadık. Onun, niçin ideal oluşunu anlatamadık kendimize. Bu sebeple çabucak yorulduk; havlu attık ringe. Bir Divan şiiri kadar uzağız şimdi. Aynalar hep yalan…

“Baba, ben hangi takımı tutuyorum?” diye soran beş yaşındaki bir çocuğun masumiyeti içerisinde, “Ben, neye inanıyorum?“, “Niçin inanıyorum?“, “Nasıl inanıyorum?” sorularını sormamız gerekiyor. İnandığımız ne varsa hepsine.

Bir kuru fanatizm gözlerimiz. İnadına göstermiyor gerçeği.

,

One Response to “Bir Kuru Fanatizm Gözlerimiz”

  1. nur zelal Diyor ki:

    İnadına görmek istediğini görüyor,görmesi gerekeni değil…Gözlerimiz..
    Gerçek perdelerle köşe kapmaca oynamayı da seviyor aslında,gölgelerle başkalaşmayı…

    Cevapla


Yorum Yaz