Bir Resimden Saçılan Mazi

Per, Nis 1, 2010

Şehir

Elimde, Kayseri Valiliği Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (KAYSAV) Yayınları: 4 (1. Basılış Aralık 1995) tarafından yayınlanan KAYSERİ kitabı var. Baskısı, resimleri, sayfa dizaynı ile gerçekten mükemmel hazırlanmış ve kalıcı bir eser olarak Kayseri kültürüne hediye edilmiş. Zamanın Kayseri Valisi S. Arıkan Bedük’ün sunuşu ile kitapta Kültürel ve Doğal Güzellikler Şehri Kayseri, Kültürel Miras, Kayseri Müzeleri, Kütüphanecilik, Geleneksel Giyim Kuşam, Halk Oyunları ve Müziği, Kayseri Ünlüleri gibi toplam 21 başlık mevcut. Oldukça az olan metinler, İngilizceleri ile beraber verilmiş. Tanıtıcı yazıların dışında Kitap, tamamen bir Kayseri Albümü. Kanaatime göre arşiv konusunda sıkıntıya düşülmüş. Çünkü eski Kayseri’ye ait resimlerin adedi bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Şu resimler bulunuyor: Hasbek – Kadı Kümbeti ve Çeşmesi 1920, Hacı Kılınç Camii ve Medresesi 1930, Gülük Mahallesi 1935, Kapalı çarşı, İç kale ve Sivas Caddesi 1935, Kalenin bir başka açıdan görünümü 1950. Bunun dışındaki eski resimler, Kurtuluş Savaşı günlerine ait ve mekandan ziyade kişiler ile alakalı ve bir kaç da fabrika. Geriye kalan resimlerin hemen tamamı, kitap için çekilmiş düşüncesini uyandırıyor. Yine de bunların yıllar sonrasına bir hatıra ve belge olarak kalacağını düşünmek, teselli ediyor.

Köşede gördüğünüz resim. Sene 1935. Yakın plânda Kapalı çarşı, Ortada İçkale ve uzak planda şose bir yol olarak Sivas Caddesi. Bu resmi bana ilginç kılan yenilenen Kapalı çarşı, İç kale veya bozkırda kümelenen evler, binalar ile yeşillik değil: Sivas Caddesi. Şehrin doğusuna doğru uzanan şose yol, bu gün de aynı güzergâhında ve şehrin en lüks semtlerinden birini teşkil etmektedir. Meydan ile stadyumun (artık eski diyebiliriz, şimdi yerinde yeller esiyor, bir kaç sene sonra devasa binalar göğe çıkma yarışında olacak maalesef) hemen yanı başından geçen demiryoluna (bu da kalktı, Hava İkmal’e kadar ulaşırdı bir zamanlar) kadar ulaşan evler, o noktadan itibaren yasak bölge imişcesine tek ü tenha. Rahmetli dedem bu mezkur demiryolunu hemen geçince Sivas Caddesi’nin bir alt sokağında, 1961 senesinde, yoni taşlardan ve sadece kendi ve çocukları ile ev yapmaya kalkışınca muhitindeki insanlardan, “İbrahim Çavuş (meraklısına Çağıltılı Şam) kurt bekleyecek, şehrin tâ ucuna ev yapıyor, deli bu adam” mealindeki sözlere muhatap kalmış. Aradan yıllar geçmiş, bu 2 katlı bina yıkılarak yerine apartman dikilmiş ve bu muhit şehrin merkezi ile iç içe girmiştir.

Benim hatırladıklarım ise buna nazaran oldukça yeni. Köyden gelip Ticaret Lisesi’nin hemen yanıbaşında bir bodruma konduğumuzda sene, 1973 -74 idi. Bugün için Fuzuli ve Farabi Caddelerinin Sivas Caddesini karnından yardığı yerdeki mobil benzinliği sınır idi. Benzinlikten itibaren yolun sağ tarafı tamamen inşâsız ve tarım alanıydı. Şimdi Sivas Caddesinin Çevre Yolu ile kesiştiği noktaya kadar yapılaşma gerçekleşmiş ve şehir, bir zamanların uzak olarak bilinen köylere (ki bunlar Germir, Mimarsinan, Tavlusun, Kumarlı ve hatta Gesi) kavuşmuştur. 1935 senesine ait resmin çekildiği mekandan oldukça yükseğe çıkılarak bir başka resim daha çekilecek olsa, beton yığınları ile dolup taşmış dümdüz bir ova görünecektir.

Şehirlerde insanlar gibi. Durmadan büyüyor, gelişiyor ve ölüyor. Belki kendi ellerimizle öldürüyoruz şehirlerimizi… Bize kalan daim yüreğimizi burkan hatırlardan başka nedir ki?

, , ,

Yorum Yaz