Boz, yapma, daha boz

Pts, Nis 8, 2013

Fildişi Kule

Al sana düz mantık:

OECD Ülkelerinde okullarda haftalık ders 40 saat imiş.
Bizde 30 saat.
Biz de ders saatlerini 40’a çekmeye çalışıyoruz.
O zaman?
O zaman OECD Ülkesi mi olacağız?

İttihat Terakki etkisi aradan geçen onlarca yıla rağmen devam ediyor. Şekli taklit ile bir şeyin başarılamayacağı, meselelerin üstesinden gelinemeyeceği daha öğrenilemedi.

Alo.
Sayın büyükler, sayılabilir kimseler, kimesneler…
Frekans ayarı yapmadan bu iş zor.
Bakın büyük harflerle sesleniyorum: ZOR…
Sizin bahsettiğiniz dünya ile gençlerin yaşadığı dünya arasında buutlar var, ayarsızlık var, zıtlıklar var…

Ömer Dinçer makulesi dayatması ile olmuyor bu işler.
Gördünüz.
Sahi esamesi okunuyor mu şimdi sayın Dinçer’in?..
Ama okullarda eğiticilerin kucağına bıraktığı “Serbest”lik ile serdettiği manzara üzerine sıkça anılıyor “bir kısım” tarafından.
Ne oldu sabık bakanımız?
OECD ülkesi olduk mu şimdi?

Hem sayın büyük harfli büyüklerimiz,
Biliyoruz sizler ne büyük / küçük ünlü uyumlarına uyarsınız ne de sayı boncuğuna istif olunursunuz. Lakin boğazdaki gıcık ile gözlük camındaki leke nasıl rahatsızlık verir bilirsiniz.
Vaziyet biraz buna benziyor.
Cümbür cemaat rahatsızız.
Gıcık gitmiyor bir türlü.

Daha ne kadar “yapmayalım / bozalım” düşüncesi hakim olacak bize?

Sahi?
Kaç OECD ülkesi şu istatistiğe sahip:

“MEB’in 2012-2013 eğitim öğretim yılı istatistiklerine göre, örgün eğitimde 61 bin 592 okulda, 8 milyon 883 bin 857’sini erkek, 8 milyon 350 bin 595’ini de kızların oluşturduğu 17 milyon 234 bin 452 öğrenci eğitim görüyor.”

Bu sayısal yekün, bu büyük miktar için “yazık” nitelemesini kullanmayalım lütfen.
Bozarak yapılmıyor bu nesil.

Yorum Yaz