Bu gök girsün, kızıl çıksun*

Per, May 12, 2011

Okurken

Kelam mühimdir. Kelamla açılır yürekler yüreklere. Bir nezaket naifliği ile nüktenin rayihası kalbe dair kapılar açar. Zorlanmadan açılan kapılardır susam telaffuzunun ardındaki. Zorlanmadan açar bad-ı saba kapıları. Kelime semboldür. Eşyadır. Remzdir. Kelime, kelama aşktır. Kelamın inceliği mananın coşkunluğuna zemindir. Kelamımızla anlarız birbirimizi. Anlaşır, anlatır, anarız. Kelam tutar kelamımızı.

Eskiye dair kelimeler gibi cümleler de az ve öz prensibine dayalıdır. Derli toplu olma, ayağına çabukluk vs. gibi. Bugün teferruata boğulan kitap, bilgisiz bilgi okur, oynak mânâ ile seyr halindeki iletişim ekseriya çıkmaza saplanmaktadır. Herkesin herkesi yanlış anladığı bir dünya. Basit bir sebebi var: Üzerine uymayan elbiselerin dayatması esas değil diyemiyoruz. Kitaplar kafamızı yarıyor. Elimiz kırılıyor. Belimiz bükülüyor kavram kargaşası altında. Bugün varlığını heba ettiğimiz kelam, elimiz ayağımız iken tutunduğu ip ile kalakalan yine biziz. Eskilerin, “durumun gerekliliğine uygun söz söyleme sanatı” olarak tanımladığı “belâgat” kelimesi, Arapça “belega” kökünden türetilmiştir. Belega, “ulaştı, nihâyete erdi, idrâk etti, kâfi geldi, idâre etti….” gibi anlamlara gelmektedir. Ve fakat kafi gelen yok. Ulaşan değil nihayetsiz bir sloganın kollarındayız. Kargaşayız. Hülasasız ekstralarla savruk, öfkelerle kaçığız. Yemin ediyoruz, sol elimiz kavi. Yemin ediyoruz kutsal olmayan nesnelerle. Yemin ediyoruz, geçersiz.

Yemine bakar mısınız? Ne buyuruyor lügatlar: Sağ el, sağ taraf manasına gelir. Sağ elin genellikle zor işlerde kullanılmasından dolayı bu kelime Arap dilinde de güç ve kuvvet anlamına gelmektedir. Buyrun. Yemin sağa yaslandı. Yemin aldı götürdü. Yele gitti, sel bitti. Yine bakar mısınız yemine:

Sözlükte yemin kelimesinin üç anlamı vardır. Birincisi “güç ve kuvvet” demektir. İkincisi “sağ el” anlamına gelir ki, kuvvetinin fazlalığı sebebiyle bu organa “el-yemin” adı verilmiştir. Üçüncüsü ise “yemin” veya “yemin etmek” anlamındadır. Yemin kelimesinin yemin hakkında kullanılmasının sebebi, insanlar karşılıklı olarak anlaştıkları zaman birinin, diğerinin sağ elini tutmasından dolayıdır.

Yemin ediyor musunuz? Güç ve kuvvet sağ elden salındı. Bir tek sağ el yok yeminde şimdi. Anlaşmak zor, kelam muamma. Fesahat ne uzak, çok uzak…

Bu gök nerede, kızıl nasıl şimdi?

Şimdi şeylerin cem’isi “eşya”larla koşuyoruz yarınlara. Yanlış ve kaba; eksik ve illetli; çok ve geçersiz; hızlı ve berbad ileti-şi-yoruz.

Eskiye dair güzelliklerin sağanağı altında.

Koma elden hüneri kim sağ el olur öpülen
Sol ele gerçi verir zînet ü ziver hatem
– Necâtî

[Sol ele her ne kadar da mühürlü yüzük süs verse sen hüneri sağ elden bırakma; çünkü sağ el (her zaman) öpülen eldir.]


* Kılıçla yapılan bir yemin.

Yorum Yaz