Archive | Gelişi Güzel RSS feed for this section

İkinci Adres: Akabe Kitabevi

13. Nisan 2017

0 Yorum

“Eskiden” diyor, Dursun Gürlek ‘Ayaklı Kütüphaneler’ isimli, kitap kokulu eserinde Babanzâde Ahmet Naim’i anlatırken: “Eskiden İstanbul kahvehanelerinin bazıları tam anlamıyla “kıraathâne” idi. Devrin şairleri, yazarları ve sanatçıları bu kıraathânelerde kitap, gazete, dergi kıraat ederler, uzun uzun sohbetlerde bulunurlar, siyasetten tarihe, aktüaliteden sanata her konuda fikir ... Devamını Oku...

Okur – Aldanır

31. Ocak 2017

0 Yorum

İç Anadolu’da “Nemârek – Neyime gerek” şeklinde telaffuz edilen bir sözün çok güzel çekimi vardır:

Nemârek,
Neyinârek,
Nesinârek,
Nemizârek,
Nenizârek,
Nelerinârek.

Bu da nereden çıktı şimdi?

Devamını Oku...

Hain Her Yerde

14. Ocak 2017

0 Yorum

Eskiden kelimeler vardı.
Ki o kelimeler eline alıp içini yokladın mı ses dahi verirdi.
Ete kemiğe bürünürdü eskiden kelimeler.
Mesela “dost” dendi mi herkes dost olanı anlardı, anlam birden üçüncü, dördüncü basamaklara kaçmazdı.
Dosttu işte.
Arkanı dönebilirdin.
Aranılandı.

Mesela ... Devamını Oku...

Mustafa Kutlu Anlatıyor

8. Ocak 2017

0 Yorum

 “Öğretmenlik yıllarımda öğrencilere ‘Şiir Defteri’ tutmayı mecbur kılmıştım. Defteri iyi tutanların notunu yükseltirdim. Önce ben deftere birkaç iyi şiir örneği yazdırırdım. Mehmet Âkif, Necip Fazıl, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Sezai Karakoç, İsmet Özel falan. Ardısıra öğrencilerin ... Devamını Oku...

Erciyes yolu

12. Kasım 2016

0 Yorum

Han Duvarları’nda geçer:

“Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya.”

Şair yollardadır. İstanbul’dan Kayseri’ye uzanan bir yol. Sene 1922. Ne kadar uzak bir tarih şimdi. 1922. Flu. Siyah beyaz. Yalnız bir tarih.
Uzaklardan Erciyes:

Devamını Oku...

Kendi Nedir

11. Kasım 2016

0 Yorum

Hayır ve şer her ne ki işlerse kişi kendinedir.
Kimseyi hor görmez bilse kişi kendi nedir. Devamını Oku...

Ayaklarımızı Uzatabiliriz

18. Eylül 2016

0 Yorum

Mehmet Akif hasta yatıyordu. Kendisini ziyarete gelenler arasında kerli ferli bir adam da vardı. Akif, bu tanımadığı ziyaretçiyi görünce hemen ayaklarını topladı. Hal, hatır sormalardan sonra misafir:

– Üstad, dedi. Uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konu hakkında fikir danışmaya geldim
– Buyurun…
– Gökkuşağının altından geçen ... Devamını Oku...