Uyuz cep mesajlarından ve dibidelik facebook yaklaşımından birazcık uzaklaşın ve aşık maşuka nasıl seslenirmiş bakınız:
Meleksima canım, lebi mercanım; ey ruy-ı mahım, gül yüzlü şahım; zülf-i kemendim, serv-i bülendim; peri ruhsarım, şeker güftarım; def’-i melalim; fikr ü hayalim; gül-i handanım, derde dermanım, taze fidanım, kaşı kemanım; ... Devamını Oku...
26. Haziran 2011
Meşrutiyetin ilanından sonra oluşan hürriyet ortamı içinde Osmanlı toplumunda peş peşe gazete ve dergiler yayınlanmaya başlar. Meşrutiyetten sonra Baha Tevfik (1881–1916) tarafından yayınlanan mizah dergilerinden en ilginci 1910 yılında yayınlanmaya başlayan “Eş şek” ismindeki haftalık mizah dergisidir. Eşek ve eşeklik konusu mizah edebiyatımızın ana maddelerinden ... Devamını Oku...
16. Haziran 2011
Bu öğütlere gönül kulağını açık tut
Ey oğul!
Bilmiş ol ki, artık ben kocadım. Zayıf ve azıksız olarak yol ağzına kadar geldim. Ölüm mektubunu elime sundular. O mektup, sakalın ağarmasıdır. Adamın sakalı ağardığında Allah tarafından bir ses gelir:
“Ey kulum, ... Devamını Oku...
7. Haziran 2011
Üstad Haykırıyor:
“Zavallı şair… Bülbül hamûş, havz tehî, gülsitan harab diye inliyordu. Ne bülbül kaldı, ne havz.
Toplum zıvanadan çıkmış. Cinayet cinayeti kovalıyor. Akıl susmuş ve mefhumlar cehennem! Bir raks içinde tepinip duruyor. Sloganlar yönetiyor insanları. İdeolojiler yol gösteren ... Devamını Oku...
13. Mayıs 2011
Kabul, kitabın albenili romantik bir ismi var.
Ve benim de şehir kitaplarına dair zafiyetim… Özellikle bu şehir Kayseri ise…
Ayrıca bir hakkı daha teslim etmek gerekirse kitabın kapak kompozisyonu oldukça başarılı. Kendisine çekiyor. Bizim ...
Devamını Oku...
12. Mayıs 2011
Kelam mühimdir. Kelamla açılır yürekler yüreklere. Bir nezaket naifliği ile nüktenin rayihası kalbe dair kapılar açar. Zorlanmadan açılan kapılardır susam telaffuzunun ardındaki. Zorlanmadan açar bad-ı saba kapıları. Kelime semboldür. Eşyadır. Remzdir. Kelime, kelama aşktır. Kelamın inceliği ...
Devamını Oku...
11. Mayıs 2011
Mevlana İdris
Önce buradan tanıdım onu.
1966, Andırın. Günümüzün bir dervişi. Onunla olmak, dervişliği paylaşmak ve hayatın tenha dehlizlerine sokulmak. İstanbul bir post ve şeyh İdris o posta kurulmuş, bütün şairler ve bütün çocuklar onun müridi. İstanbul onunla, onun şeyhleriyle soluk alıp veriyor. Tenha sokaklardan nice zengin ... Devamını Oku...
28. Haziran 2011
0 Yorum