Archive | Kendi RSS feed for this section

Yeniden Başlamak

1. Temmuz 2016

0 Yorum

Ay(kı)rı olmak, ay(kı)rı gibi yapmak veya ay(kı)rılık değildi son bir senede yaşadıklarım.

Sanki mecburi istikametti. Sanki bedenin kaptırıldığı bir seldi.

Hani bu günlerde bayram münasebetiyle İstanbul istikametinden Ankara’ya (Doğrusu Anadolu’ya) çıkış yapan araçların oluşturduğu bir görüntü var; birbirine paralel uzanan iki ... Devamını Oku...

Tabanca

25. Şubat 2016

0 Yorum

Mehmet Şamil paylaşmış. İş sözlük, kelime, anlam olunca dayanmak ne mümkün. Teşekkürler üstad:

TABANCA:
1-Farsça “tamançe” ya da “tamânçe” kelimesinden gelirse cepte taşınabilir SİLAH anlamına gelir.
2-Eski Türkçeden “tabançe” olarak gelirse bu defa ŞAMAR, TOKAT anlamına gelir.
3-Türkçede taban kelimesine küçültme eki çe eklenirse bu defa ... Devamını Oku...

Kar. Kış. Ayaz.

25. Ocak 2016

0 Yorum

Kar. Kış. Ayaz…
Soluğu yeten Kozaklı’nın sıcak sularına koşuyor. Oteller beş yıldız. Fiyatlar yarı yıla özel, kat kat…

Kar. Kış. Ayaz…
Sömestri (Ne demekse, Yarı yıl tatili galiba). Umre kampanyaları süperdi. Neredeyse herkes pasaport, ihram, uçak, tur kartları ile kutsal topraklara (!) aktı. Ne güzel. Bilmem ... Devamını Oku...

Bir serçe ciddiyeti

12. Eylül 2015

0 Yorum

Ne eylül bildiğimiz eylül
Ne ben bildiğimiz adamım.

Ekranların digital renklerine sıkıştırılarak geçiyor günler. Olduğumuz yerde sayıyoruz ama önümüzden hızla akan görüntüler, sesler, yazılar aldanış makamına sürüklüyor. Hükümsüz bir çer çöp hüviyetindeyiz. Liyakatsızız ve makamlarımızın koltuklarına gömülüp ergen hülyalarına ... Devamını Oku...

Eski, Güzeldir

10. Temmuz 2015

0 Yorum

Şairler, uzun uzadıya lakırdı etmeyip işin hülâsasını bir kaç kelam ile söyleyivermekle marufturlar. Ol sebepledir ki kibarı kelamların söyledikleri daim kelamı kibar olup mânâya tereddütü hasıl kılmazlar. Taşı gediğine koymak denir yerine göre lafı kıratınca söyleyenlerin yaptıklarına. Sözün hakkını vermek denir ağzına laf yakışıp kâh ... Devamını Oku...

Nedamet

9. Temmuz 2015

0 Yorum

Ağır bir koku geliyor. Adını koyamıyorum. Tadını alamıyorum. Sadece acı bırakıyor gözlerimde. Yanıyor gözlerim. Deniz altında birden açılıvermiş gibi. Belki susarcasına.

Şehre dargın duruyorum kokular içinde. Belki bir kayaya yaslanmalıydı ardımız diyorum yol ortasında. Kornalar, gaza yüklenmeler, ritm salan müzikçalarlar… ... Devamını Oku...

Cüz I

2. Temmuz 2015

0 Yorum

Gidiyor.
Gitmek fiiline liyakatli bir cümle düşürmek istiyor.
İstiyor ki o an granit bir “an” olsun.
Sessizce konuşuyor. Sözsüz konuşuyor. Gökten bir yıldızı alarak konuşuyor.
“Yaşamak, uzun bir cedelleşme” diyor. “Ve vakit tutmazsak ziyanımızdır.”
Dönüp gidiyor. Gölgesi yok. Sözü yok.

Devamını Oku...