Archive | Hikâyat RSS feed for this section

m

28. Mayıs 2012

0 Yorum

Klavyede son bastığım tuş birden patladı, kadı lokması dargınlığında iğrenç bir koku ile her yeri kapladı. Gerçekten iğrençti. Baktım “m” harfi imiş yakası dar gelen. Oysa benim “m” ile her zaman aram iyi olmuştur. Gayet iyi bilirim ki ... Devamını Oku...

Çıkın – bir

29. Mart 2012

0 Yorum

Cesaretini topladı. Karanlığı yırtar gibi aydınlandı masa. Şimdi masada iki kişi vardı, iki kader arkadaşı, iki hasım… Sandalyeyi masaya yaklaştırdı. Gölge yaklaştı. Gölge pis pis sırıttı. O zaman kafası dank etti. Gölgesi ile hısımlığı husumete döneli sisle başlayıp tipi ile biten günün akşamına kadar gitti. ... Devamını Oku...

Meramımdır

19. Mart 2012

0 Yorum

Bunu iki yetişkin gibi oturup konuşmalıyız.
Konuşarak aşılamayacak dünya üzerinde hangi mesele var ki bizim meselemizden büyük olsun?
Doğru mu?
El hak doğru.
Anlayış imbiğinden damıtılıp yüreğe kadar hangi söz akmaz ki yâren?
Öyleyse.
Kulak kesil.

Bak güzel kardeşim. Cenab-ı Allah’ın ibret levhalarından birisi asılı boynunda.
... Devamını Oku...

Çarpıntı

17. Şubat 2012

0 Yorum

Damarlarım tazyikle zonkluyor. Çarpıntı diyorlar buna. Kendimden uzaklaştıkça artan bir çarpıntı. Fırından ekmek alır gibi, plastik su şişesini açar gibi, kırmızıda bekler gibi… kendime dönüyorum. Bir ışık tutan yok üzerime kalabalıklar içerisinde. Pembeyle boyanmadım griler arasında. Herkes kadar ... Devamını Oku...

Buna yaşamak deniyor

1. Şubat 2012

0 Yorum

Adam bir yalınlığın yalnızlığı ile oturuyor kendi başına. Önündeki masada kül tablası, çay tabağı, yarısına kadar içilmiş çayı ve altından kalkamadığı yaşanmışlıkları. Adam derin bir hesabın çetrefil karmaşasında boğuluyor. Atsan atılmaz satsan satılmaz iklimlerinde adam. Yutkunamıyor. Boğazında büyüyen ... Devamını Oku...

Koşarak geldi

16. Ocak 2012

0 Yorum

I
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi.
Derken şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi.
Şehir adamla geldi. Tozu toprağı, rüzgarı yaprağı… Görenler gördü, adamla geldi. Görmeyenler için kara, kapkara bir gece idi. Oysa adam bembeyaz bir yıldız gibi geldi. Hakikat beyazdı, adam beyaz.

Şehrin ... Devamını Oku...

Changeling

22. Aralık 2011

0 Yorum

Bir anne. İş dönüşü evde bulamadığı 9 yaşındaki oğlu. Çaresizlik. Mücadele. Resmi kurumların soğuk yüzü ve aklı hastanesine kadar uzanan iftira ve zorbalık… Yaşanmış bir hikayeden alındığı ifade ediliyor filmin senaryosunun. Burnumuzun dibinde, Amerika’da, Çin’de… Her an, her ... Devamını Oku...