Archive | Hüzün Alanı RSS feed for this section

Her şey dökülüyor

8. Mart 2011

1 Yorum

Her şey dökülüyor.
Yaprak, su, gün, ömür, dostlar…
Dökülüş “yeni bir” için değil. Yerini alacak “bir şey” yok. Dökülüş bitiş, gidiş, son…
Değil mi?
Hangi “an”ın mücerred yankısı duvarımızda?
Kayan bir yıldız gibi derler ya, o kadar… Baharda söylenen güz türküsü sıkı sıkıya bağlandığımız hayat… ... Devamını Oku...

Yürekte yakı

19. Ocak 2011

0 Yorum

Portakal kokuyor.
Rüzgar portakal renginde esiyor, bir bahçeden dermiş olmalı sermayesini.
Bu hava, bu kekremsilik kesin portakaldan geliyor. Başka izahı yok bu portakal desenli bulutun.
Torosları aşıverip bizim yaylaya düşmüyor mu ruzigâr?
Evet.
Dedem demez miydi?
Denizden geliyormuş derdi. Yağmur gözyaşları imiş ki tuzunu da ... Devamını Oku...

Miras

7. Ocak 2011

0 Yorum

Kireçli de olsa aktığına dua ettiğimiz sular sıkça kesiliyor. Durmadan farklı noktalardan patlak veriyor arıza denilen can sıkıcı durum. Hafta sonuydu ki yine kesildi sular. Sağ kol yıkanmıştı daha. Aman denmedi sol kola da geldi su. Ayaklar filan demeye ... Devamını Oku...

Sizi Ne İhtiyarlattı?

2. Ekim 2010

0 Yorum

Hz. Ebû Bekir (ra) Allah Resûlü’ne sorar: “Ya Resûlullah! Saçınızda ak görüyorum. Birdenbire ihtiyarladınız; bir derdiniz mi var?”

Ve İki Cihan Serveri cevap verir: “Beni Hûd, Vâkıa, Mürselât Sûreleri ihtiyarlattı.”

Hûd Suresinde O’na: ”Emrolunduğun şekilde dosdoğru ol” (Hud/112) denmişti. Bu ... Devamını Oku...

Bu Dağın Ardı Eylül

22. Eylül 2010

1 Yorum

Eylül’ü hüzünlü kılan nedir?

Cevabını elifba kadar ezbere bildiğim bir mevzûda söyleyecek iki çift sözüm yok. İnsanların işine gelmeyen yanları vardır ya sanırım bu mesele benim için hâlâ o makamda. Eylül’ü göğeren göklerin ilk gün ayazına şahid tutup salça kaynatan kadınların kâinata saldığı sıcak ve duman ... Devamını Oku...

Sabır Durağı

17. Ağustos 2010

0 Yorum

Kalabalıklar … Her bir elifin beli bükük.

Karanlık, ıssız sokaklarda yürüyorum; sınıf alabildiğine uzuyor; çocuklar, başları eğik, gözleri nemli, gönülleri dar…

Çocuklar.

Merhamet yakıyor genzimi. Kaçamadığım bir koku bu. Her adımda yerde yakalıyorum mahcupluğunu çocukların. Ayakkabıları hep eski çocuklar…

Hasbelkader yeni bir çift pabuç, büyük ağabeyden kullanılmadığı için lekesiz ... Devamını Oku...

Mahşer

24. Temmuz 2010

0 Yorum

Köşebaşına bırakılmış şüpheli bir paket gibi bakıyorsun bana.
Avucumda bir resim. Rüzgar estikçe çoğalıyor. Acı bir öykü anlatır gibi bakıyor rüzgara.
Herkes taş kesiliyor. Işıklar sönüyor. Yıldızlar sönüyor. Oysa titreyen ayaklarım çığlık atarak sürgüne ... Devamını Oku...

Sayfa 2 - 212