Her şey dökülüyor.
Yaprak, su, gün, ömür, dostlar…
Dökülüş “yeni bir” için değil. Yerini alacak “bir şey” yok. Dökülüş bitiş, gidiş, son…
Değil mi?
Hangi “an”ın mücerred yankısı duvarımızda?
Kayan bir yıldız gibi derler ya, o kadar… Baharda söylenen güz türküsü sıkı sıkıya bağlandığımız hayat… ...
Devamını Oku...
19. Ocak 2011
Portakal kokuyor.
Rüzgar portakal renginde esiyor, bir bahçeden dermiş olmalı sermayesini.
Bu hava, bu kekremsilik kesin portakaldan geliyor. Başka izahı yok bu portakal desenli bulutun.
Torosları aşıverip bizim yaylaya düşmüyor mu ruzigâr?
Evet.
Dedem demez miydi?
Denizden geliyormuş derdi. Yağmur gözyaşları imiş ki tuzunu da ...
Devamını Oku...
7. Ocak 2011

Kireçli de olsa aktığına dua ettiğimiz sular sıkça kesiliyor. Durmadan farklı noktalardan patlak veriyor arıza denilen can sıkıcı durum. Hafta sonuydu ki yine kesildi sular. Sağ kol yıkanmıştı daha. Aman denmedi sol kola da geldi su. Ayaklar filan demeye ... Devamını Oku...
2. Ekim 2010
Hz. Ebû Bekir (ra) Allah Resûlü’ne sorar: “Ya Resûlullah! Saçınızda ak görüyorum. Birdenbire ihtiyarladınız; bir derdiniz mi var?”
Ve İki Cihan Serveri cevap verir: “Beni Hûd, Vâkıa, Mürselât Sûreleri ihtiyarlattı.”
Hûd Suresinde O’na: ”Emrolunduğun şekilde dosdoğru ol” (Hud/112) denmişti. Bu ... Devamını Oku...
22. Eylül 2010
Eylül’ü hüzünlü kılan nedir?
Cevabını elifba kadar ezbere bildiğim bir mevzûda söyleyecek iki çift sözüm yok. İnsanların işine gelmeyen yanları vardır ya sanırım bu mesele benim için hâlâ o makamda. Eylül’ü göğeren göklerin ilk gün ayazına şahid tutup salça kaynatan kadınların kâinata saldığı sıcak ve duman ... Devamını Oku...
17. Ağustos 2010
Kalabalıklar … Her bir elifin beli bükük.
Karanlık, ıssız sokaklarda yürüyorum; sınıf alabildiğine uzuyor; çocuklar, başları eğik, gözleri nemli, gönülleri dar…
Çocuklar.
Merhamet yakıyor genzimi. Kaçamadığım bir koku bu. Her adımda yerde yakalıyorum mahcupluğunu çocukların. Ayakkabıları hep eski çocuklar…
Hasbelkader yeni bir çift pabuç, büyük ağabeyden kullanılmadığı için lekesiz ... Devamını Oku...
24. Temmuz 2010
Köşebaşına bırakılmış şüpheli bir paket gibi bakıyorsun bana.
Avucumda bir resim. Rüzgar estikçe çoğalıyor. Acı bir öykü anlatır gibi bakıyor rüzgara.
Herkes taş kesiliyor. Işıklar sönüyor. Yıldızlar sönüyor. Oysa titreyen ayaklarım çığlık atarak sürgüne ...
Devamını Oku...
8. Mart 2011
1 Yorum