Archive | Hüzün Alanı RSS feed for this section

Kargalar

25. Eylül 2012

0 Yorum

Uzun zaman sonra kapalı bir göğe, ıslak toprağa ve yağmurla sarmaş dolaş olan bahçeye açtım gözümü.
Tıkalı burun, öksürük, dayanılmaz baş ağrılarına rağmen ne bahtiyarlıktı bilseniz.
Uzunca yapraklardan dallara akan yağmur sularını izledim.
Çimin renkten renge girişine şahit ... Devamını Oku...

Kahrolası insan!

21. Eylül 2012

0 Yorum

Modern dünyanın vahşi elleri televizyon ekranları ile yakalarımızı tutuyor. Haber izlemeye, “Son Dakika” çığlıkları ile yazılar görmeye, felaket haberleri duymaya mutad bir hadise gibi yaklaştırıyorlar bizi. Umursamaz kılınıyoruz. Alışkanlıkla sıvazlanıyoruz. Vıcık vıcığız.

Bir o kadar zalimiz.
Bir o kadar ... Devamını Oku...

Yalnızlık

8. Eylül 2012

0 Yorum

“Bak a evladım, önceden kapı eşiğinden fırlayan, duvar deliklerinden baş gösteren fareler cirit atardı evde. Kader arkadaşım öldükten bu yana fareler dahi terk etti. Birkaç fare çıkıp ses etse, oraya buraya koşuştursa diyorum. Ne gezer. Yalnızlık bu, yenir ... Devamını Oku...

Ömür dediğin

18. Ağustos 2012

0 Yorum

Ömür dediğin bu işte.
Bir yol ayrımında, bir nefeslik ağaç gölgesinde, bir meskun mahal çıkışında durur ve ardına bakarsın.

Bir an.
Ve birden yeniden, taptaze ve tekmil yaşarsın geçmişi.
Geçmiş, geçmemiştir aslında.
Geçmiş, bir kapı ardında olanca dirlikle beklemektedir.

Devamını Oku...

Bir zamanlar

16. Ağustos 2012

2 Yorum

Bir zamanlar.
Sebepsiz hüzünlerle devrilirdi ikindiler.
Bir buluta iliştirirdik en naif kelimeleri; uzak, bilinmez diyarlardaki malihülyalarımıza arz ederdik.
Utangaç ve suskun; yalnız ve aşık kişilerdik bir zamanlar.

Devamını Oku...

Gerçek yurt

1. Ağustos 2012

0 Yorum

Önceki gün Haşmet Babaoğlu aktarıyordu:

Sırtında çantası, elinde şapkasıyla yolu bir köye düşen şehirli genç ürkek bir merakla sorar…
“Köyünüzün adı ne?”

İhtiyar köylüden beklenmedik bir cevap gelir.

“Adı yok! Biz ona kısaca köy deriz!”

Genç adam merakını sürdürür: “Elektriğiniz yok.” ... Devamını Oku...

Ah her yerde

15. Temmuz 2012

0 Yorum

Ne çok acı var dünyada.
Ne çok…

Her an dünyanın bir köşesinden ölüm, ayrılık, haksızlık, zulüm… haberleri geliyor. Acının üzerinden resimler pazarlanıyor, siyasiler malzeme devşiriyor, ana haber bültenlerinin doluluğu ile yönetmenler şişkin karınlarını kaşıyor.

Birkaç şair ölüme ölüm tonunda bakıyor.
... Devamını Oku...