Archive | Hüzün Alanı RSS feed for this section

Bu Dağın Ardı Eylül

22. Eylül 2010

1 Yorum

Eylül’ü hüzünlü kılan nedir?

Cevabını elifba kadar ezbere bildiğim bir mevzûda söyleyecek iki çift sözüm yok. İnsanların işine gelmeyen yanları vardır ya sanırım bu mesele benim için hâlâ o makamda. Eylül’ü göğeren göklerin ilk gün ayazına şahid tutup salça kaynatan kadınların kâinata saldığı sıcak ve duman ... Devamını Oku...

Sabır Durağı

17. Ağustos 2010

0 Yorum

Kalabalıklar … Her bir elifin beli bükük.

Karanlık, ıssız sokaklarda yürüyorum; sınıf alabildiğine uzuyor; çocuklar, başları eğik, gözleri nemli, gönülleri dar…

Çocuklar.

Merhamet yakıyor genzimi. Kaçamadığım bir koku bu. Her adımda yerde yakalıyorum mahcupluğunu çocukların. Ayakkabıları hep eski çocuklar…

Hasbelkader yeni bir çift pabuç, büyük ağabeyden kullanılmadığı için lekesiz ... Devamını Oku...

Mahşer

24. Temmuz 2010

0 Yorum

Köşebaşına bırakılmış şüpheli bir paket gibi bakıyorsun bana.
Avucumda bir resim. Rüzgar estikçe çoğalıyor. Acı bir öykü ... Devamını Oku...