Aslında bir lisan bir insan değildir.
Aslında her insan farklı bir lisandır.
Sınıftayım, sınıflardayım. Karşımda onlarca, yüzlerce öğrencilerim. Kimisi sarışın, esmer kimisi uzun boylu, mütebessim…
Ne kadar farklı simalar.
Ne kadar farklılar.
Çabuk öfkelenenler,
susmayı sevenler,
ne konuştuğundan haberi olmayanlar,
...
Devamını Oku...
19. Mart 2012
Bunu iki yetişkin gibi oturup konuşmalıyız.
Konuşarak aşılamayacak dünya üzerinde hangi mesele var ki bizim meselemizden büyük olsun?
Doğru mu?
El hak doğru.
Anlayış imbiğinden damıtılıp yüreğe kadar hangi söz akmaz ki yâren?
Öyleyse.
Kulak kesil.
Bak güzel kardeşim. Cenab-ı Allah’ın ibret levhalarından birisi asılı boynunda.
...
Devamını Oku...
18. Mart 2012

11. Mart 2012

Dört bahadır, ömrün dört demi.
Dört yalnızlık.
Dört kaçış.
Nereye kaçabilirsin ki?
Ayakların bağlı, yüreğin. Durmadan baktığın bir tek ellerin ve koyu, simsiyah bir ufuktan üzerine doğru gelen yağmur…
Kime değmeyecek azap?
Kim öpecek terli ve çıplak vücudumuzdan?
Bizi kim ...
Devamını Oku...
7. Mart 2012
Ayazın böğrüne kor gibi sokuldu cemre.
Bunu havadan bildi ihtiyarlar.
Kanatlarını kuzeye açmış kuşlar bildi bulutlara bakarak.
İki vakit arasında kardan buza, buhardan dumana gidip gelse de mevsim, ağaçların bir dinçlik ile şen baktığını, uyurbakar şakacılığı ile bigane durup bıyık altından güldüğünü dalındaki serçeden toprağın ...
Devamını Oku...
2. Mart 2012

Bir insan tarihin hangi diliminde yaşamış olursa olsun Mehmet Akif kadar yanlış anlaşılmaların merkezinde bulunmuş olamaz. Ne yapmış ise ne yapmamış ise; ne demişse ne dememişse; ne bilmişse ne bilmemişse… Kimseye yaranamamış bir insandır Akif.
Yalnız hayatta değil sanatta da ... Devamını Oku...
26. Şubat 2012
Romy Schneider ölü bulunduğunda avucunda sıkışmış bir kâğıt parçası varmış.
Kendisi gibi tiyatro ve sinema oyuncusu olan babası Wolf Albach- Retty‘nin bir zamanlar yaşgünü hediyesi olarak yazıdığı şu sözler okunuyormuş o kağıt parçasında: “Çocukluğunu cebine sıkıştırıp kaç buralardan, çünkü ...
Devamını Oku...
23. Mart 2012
0 Yorum