Archive | Kuyu RSS feed for this section

Kanatlarını aça kapata uçan kuşlar

18. Aralık 2012

0 Yorum

İnsanların sekülerleştiği, kapitalizmin kucağında kendilerini mutlu hissettiği, liberalizmin damarlarında şevkle aktığı, AVM mezbahasına gönüllü kulluk söylevi ile girdikleri, lime lime edilmiş idraklerinden Maya takvimlerinin kıyamet senaryolarının geçtiği, “… sen bizim her şeyimizsin!” gözü ve aklı kararmışlığı ile atılan ... Devamını Oku...

Laciverd Dağı

9. Aralık 2012

0 Yorum

Laciverd’in Farsça’dan başlayan bir yolculuğu var. Niçin hayret etmiyorum? Niçin bir Alman kökeni yok da lacivertin Farsça’ya dayanan mazisi var? Bu etimoloji hep haklı mıdır? Bilmiyorum ama duyduklarım kitap tadında yakıyor genzimi.

Farsça lâcivard koyu mavi renkli bir süs ... Devamını Oku...

Zaman şimdi

7. Aralık 2012

0 Yorum

İstanbul’un 1964’te çekilen görüntüleri…
Bir balıkçı kayığını bağlamakla meşgul. Bir martı eşlik ediyor, sonra bir martı daha ve daha niceleri…
Ne kayıkçıdan eser var ne martılardan…
İki kürek aşkla değiyor suya. Onlardan da eser yok.
Boğaz bomboş ve yemyeşil.
Deniz tek ü tenha.
Zaman geçmiş. ... Devamını Oku...

Doğu’da her şafak

3. Aralık 2012

0 Yorum

“Geldim, gördüm, hayal kırıklığına uğradım…” Buyuruyor Amin Maalouf Doğu’dan Uzakta‘da…

Doğu’ya yakın olanlar ve Doğu’yu Doğu kılanlar kırık kalplerinin nihayetinde sızlayan kılcal damarlarıyla bakıyorlar Batı’ya.
Doğu efsunkâr.
Doğu hüzünbaz.

Ve aynada yüzleşi.

Devamını Oku...

Ser-best

1. Aralık 2012

0 Yorum

Gençler heyecan arıyorlarmış. Bakan Bey tam gönüllerindekini dile getirmiş: Kılık kıyafet serbestliği.

Çaktırmasalar da acayip memnun olmuşlar. Susan dudaklarından, uzaklara dalan bakışlarından derin hesaplar ve düşünceler içerisinde oldukları anlaşılıyor.

Devamını Oku...

Sırda güzeldi

29. Kasım 2012

0 Yorum

Aşk bir sır idi.
Sırda güzeldi.
Bilirdik ki bir delikanlı ikindi güneşine benzeyen aşk yanmaları ile her gün yunmaktadır.
Beti benzi ele verirdi susan dilini, çırpınan kalbini.
Ve aşk sırların en güzeliydi.

Devamını Oku...

Hayat hakkı

11. Kasım 2012

0 Yorum

Sanırım hayata dair yaşarken hep bir şeyler kaçırıyoruz.
Hep bir şeyler eksik kalıyor.
Biz eksik kalıyoruz.

Mesela aylardır yağmura dargın gökler, kana kana, bir ayin, bir şölen içerisinde yerle birleşerek canımızı sularken keşmekeş halini alan trafikten, ıslanmaktan, üşümekten hasılı yağmura dair ve yağmur içeren ne varsa ... Devamını Oku...