Yeni yetmeliğim sırasında, adına şiir dediğim kırıntılar doldururdu defterlerimi. Şiir sayesinde aşardım saniyeleri asırlaşan saçma derslerin mânâsızlığını. Ne hayallerim varmış! Rumuz kullanmak adetti galiba. Benim de kendime yakıştırdığım bir rumuzum vardı: Sessiz Dağ. Amma sembolistmişim.
Kayseri, öğrencilik yıllarının en müstesna yemeği, yumurtayı pişirdiğim ... Devamını Oku...
6. Şubat 2010
yıllar geçmiş civanlığım üstünden.
arkama bakmadan terk ettiğim şehirler
sıradan bir yorgunluk oluyor şimdi.
izimi süren olmamıştır sanrılarımdan başka
denizi ve kabe’yi gördüğüm anda ettiğim dualardan başka
peşimden gelen olmamıştır
bütün sırları ifşa edilmiş meczup çılgınlığındayım
rüzgarla gönderdiğim uçurtmalar geri gelmiyor
bir ahirete gidenlerin selamı ...
Devamını Oku...
10. Ocak 2010
Çentik atıyorum bulutlara
Yakalarsam eğer
Eğer serin ikindilerin masmavi çatısına
Yürek çatısına bakıp çarpıntının
Kocaman üzgünlükle altını çiziyorum
Bulutlar ne kadar kısa
Ne kadar yaban soğukta zemheri
Her geçen bulut ağarak beni
Ayaz bozkırın tınısına berrak
Aşikar bir ömr adıyorum.
22. Aralık 2009
Ezanla yürüyor vav küf yeşili
Kutlu yağmurlar aşka çocuk
Mûnis küheylan, kevser leylak
Alınyazlım, ay çekimlim, sonsuzluk
Yokuşa saldım nefes söz ağusu
Adını geceme koymuşum ülfet
Yorsam, yorulsam; sorsam sorulsam
Yağmur ayinime bir huzur lütfet
Güz sürdüm kalbime, afet baldıran
Yüreğe taş ve gül, solgun nabız
Ayalarda ...
Devamını Oku...
28. Kasım 2009
İnsanoğlu için dağlar, dehşetengiz varlıklar olmaya devam ediyor. Tarih boyunca bu taaccüb, bu tecessüs damarlarındaki deli kanlara eşlik ederek esrarını öğrenmeye çalıştılar. Dağların zirvesine ulaşmakla insan, bir galibiyet yanılgısına düştü. Zirveleri zirveler izledi, haşmeti haşmet… Yüksek güçlerin şatoları ...
Devamını Oku...
23. Kasım 2009
Mardin’den, Habur Kapısı’ndan çıkıp çöle revan olduktan sonra günlerce gittik. Ufak tefek tepeciklerin dışında düz araziden başka nesne yoktu. Kerbelâ düz bir satıhtı; Bağdat ve hatta Medine, çölde birden karşımıza çıkan vahalardı. Beş Şehir’de Ahmet Hamdi, Konya’yı, buna ...
Devamını Oku...
13. Kasım 2009
İtiraf ediyorum: ihanet ettim. Ne düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum; lakin vakıa bu. Kaçınılmaz olan gerçekleşti ve şairin “ihanet etmedim Eylül” serlevhasına inat ben ihanet ettim. Ne etimolojik tahlillere girişeceğim ne siyak ve sibakından bahsedeceğim. Şu kadarını söyleyebilirim:
Çetin sonbahardı mevsim. Soğuktu ve dahi ... Devamını Oku...
13. Şubat 2010
8 Yorum