Archive | Kuyu RSS feed for this section

Tek başına bir şey olamamak

27. Ocak 2012

0 Yorum

“Sol” deyince neler dökülüyor gökten?
Hangi imgeye, çağrışıma, kavrayışa, düşünceye, somuta, soyuta akıyor kalp?
Sol?

18. yüzyılda, Fransız İhtilali’nde meclisin sol taraftaki sıralarında oturanlar?
Marx ya da Bakunin?
Narodnikler, Menşevikler, yoksa Bolşevikler?
Troçki?
Mao, Castro ya da Pol Pot ... Devamını Oku...

Can Sıkıcı Bir Kelime: Medya

25. Ocak 2012

0 Yorum

Dil, tuzaktır. Kelime, zemini kaygan bir mekan. Derken demiş gibi olsak da ne dediğimiz farklı muhatabımızın algıladığı çok farklı olabilir. Bilinir ki dil sadece anlaşmak için değil belki anlaşılmamak için tercih sebebidir. Anlar görünmek bize has biz meziyettir. ... Devamını Oku...

Hepimiz Sözüz

22. Ocak 2012

0 Yorum

Önce babayiğit bir alıntı yapalım:

“Sözcüklerden asla yeterince sakınmayız, öyle zararsız gibi durur sözcükler, tehlikeli bir hâlleri falan yoktur elbette, hava cıva, ağızdan çıkan birtakım sesler, etliye sütlüye karışmayan, kulaktan girip beynin o kocaman gevşek gri dokusunun müthiş sıkıntısı tarafından kolayca emilebilen. Onlardan sakınmayız, sözcüklerden, felaketler ... Devamını Oku...

Çok Kısa Öykü

19. Ocak 2012

0 Yorum

Ömer Seyfettin okuduk. Bomba dedik, Pembe İncili Kaftan, Forsa… Nereden başladığımız ve nereye gittiğimiz belliydi bu öykülerde. Karakterler adam gibi, vak’a taş gibi, mekan dört başı mamur. Gelenek devam etti Abdullah Efendi’nin Rüyaları düştü bahtımıza. Necip Fazıl’la Hikayeler, ... Devamını Oku...

Koşarak geldi

16. Ocak 2012

0 Yorum

I
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi.
Derken şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi.
Şehir adamla geldi. Tozu toprağı, rüzgarı yaprağı… Görenler gördü, adamla geldi. Görmeyenler için kara, kapkara bir gece idi. Oysa adam bembeyaz bir yıldız gibi geldi. Hakikat beyazdı, adam beyaz.

Şehrin ... Devamını Oku...

Kör Kış

15. Ocak 2012

2 Yorum

Ayakta Sümerbank ayakkabıları, bir yandan kayıp terimizden dumanlar savururken diğer yandan ıslanan ayaklarımızla donmak… Soğuk sıcak bilmeden karda çocukluğun en sıcak demlerini yaşamak, unutmamak, unutamamak… Bir gün diye başlayan cümlelerle “amma deliymişiz” eşliğinde yad etmek…

Şimdiki çocukların kar gördüğü ... Devamını Oku...

Moğol: Cengiz Han’ın Yükselişi

8. Ocak 2012

2 Yorum

Oldukça kuvvetli bir rüzgar eşliğinde seyrettim filmi. Rüzgar estikçe acısı çoğalıyor, yavaşladıkça acısı da yavaşlıyor sandım. Bozkır’ın tamamına yayılan korku, acı ve direniş, filme, bir çocuk olan Timuçin üzerinden ustalıkla kurgulanmış. Şöyle bile düşünebiliyorsunuz bazı yerlerde: Bu kadar ... Devamını Oku...