Archive | Ben Şiir RSS feed for this section

Eli elimde

19. Kasım 2011

0 Yorum

Kucak kucak yaprak
Kucağımda
Kupkuru ağzım
Rüzgara göğüs gerecek kadar
Kuru göğsümün kafesinde

Devamını Oku...

Recm

19. Ekim 2011

0 Yorum

Rabbim sev beni, başka bir şey istemem
İşte ismim, güzlerle kirletilmiş mazi
Hep aynı vaziyet hep aynı hata
Ben adam olmam, Rabbim beni sev

Ömürle yollar döşeniyor sırtıma
Dağ aynı dağ, su ıslak, şehirler tevbekar
Cürmümle diyalektik köşesinde nefis
Adres sormuyor, kuru öksürük gerisi heva

Rabbim bırakma ... Devamını Oku...

Gökte kehribar hüzün

16. Ekim 2011

0 Yorum

Güz budadıkça göğü
Yağmurla genleşen ruhum
Mor dudaklarla geçer
Taş duvarların hatıraları arasından

Sonra gök uçar kuş olur
Bir suçu tutar gibi tutarım
Alnımda rüzgârı

Rüzgâr aksi bir bunak, bir kudurgan öfke rüzgâr
Kurak ele dayanan kuru dal, kırık hece
Kurşun kelamıyla dağlar
Ateşe savrulan bir avuç ... Devamını Oku...

Beni

1. Eylül 2011

3 Yorum

susuyorum, yırtınıyor siyah kelimeler
bin yıl daha kapındayım kabul et beni

bir dağ kıldım yüreğimi, dünya haddim değil
Allah’ın selamına yâr tut beni

bunlar yasemin, bunlar karanfil, bunlar
taşrada bir aşk kalbine kat beni

rengine gül kokusu, tenine ahde vefa
bahasız bir meta bil güle sat beni

Kim alır ... Devamını Oku...

Hani

11. Ağustos 2011

0 Yorum

Daha önce görmedim böyle bulut
Daha önce bakışmadık ıslak ve tenha
Hiç konuşmamıştım bir bulutla ne gece ne gündüz
Ağzında meltem sözlerinde saba
Bir de hu deyişi var işte bunu anlatamam
Nasıl anlatılır bir papatya tarlasında rüzgâr
Gül taşıyan çocuğun tedirginliği
Hani saçları iki yana ... Devamını Oku...

Hamd Üstüne

16. Temmuz 2011

0 Yorum

hüzzam mısraın elinden kaçtım
arzızulumattât’tan beterdi gözlerim
uyuyan kurdun güzelliğiyle çizilen sızı
doğudan doğuya matemlerle geçti
olağana fevk katan gözleriyle gırnata
doğudan devrildi büyük sahra kadar
nil olup aktı yüreğim afrika’ya

uzaklardan, hızır’ın ülkesinden bir rüzgar
yağmur duasına ihtilâl eyledi beni.
bir yağmur bilirim, muştunun peşi ... Devamını Oku...

ağızda çakıl taşları

29. Haziran 2011

0 Yorum

asra düşen yirmi ve bir
mutsuz maskeler asıyor göklere
yüzler çarpıyor ne kadar kara kelimeler yâr paçavra
yüzler çarpıyor yaprak hep sarı saçlar tarümar

her pişmanlık ağızda çakıl taşları
her ah külden yuva

yaşlanıyor ve ansızın günle batan
bir çayla ... Devamını Oku...