I.
Benim mekan isimlerine özel bir ilgim vardır. Gelip geçtiğim görüp duyduğum yerlerin isimleri üzerinde “bir an” için de olsa düşünürüm. Kimi isimlerin insanı tebessüme davetine şahit olur kimi isimlerin koskoca soru işaretleri ile ... Devamını Oku...
28. Temmuz 2010
Sanki gök devriliyor gök üstüne.
Göğe devriliyorum. Yanma seansları.
“Eyyam-ı Buhur ola ki yanıyorum” deyip iniyorum düze. Çok mecbur kalmadıkça şehri şereflendirmiyorum. Herkes kendi yoluna diyeli çok oldu şehirle. Uzayan yollar, tek ü tenha alıç ve komşulara on beş kanat uçumu bir mekanda senelerdir eğleşirken ...
Devamını Oku...
28. Haziran 2010
“Her dilde İstanbul isimlerini bildirir ” Böyle buyuruyor serdengeçti seyyah Evliya Çelebi. Allah O’na mağfiret etsin. Ve akabinde ekliyor nefis üslubu ile. Sayıyor İstanbul’un her dildeki isimlerini.
Her dilde İstanbul isimlerini bildirir İstanbul Kalesi’nin ilk ismi Latin ... Devamını Oku...
1. Nisan 2010
Elimde, Kayseri Valiliği Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (KAYSAV) Yayınları: 4 (1. Basılış Aralık 1995) tarafından yayınlanan KAYSERİ kitabı var. Baskısı, resimleri, sayfa dizaynı ile gerçekten mükemmel hazırlanmış ve kalıcı bir eser olarak ...
Devamını Oku...
27. Mart 2010
“Aman lâlelere bakın hele!..”
Gayri ihtiyari bakışım düştü üzerlerine. Kırmızı, beyaz, sarı… Belediye şehrin en “vizyon” mekânlarına birbirinden albenili lâleleri bir gecede dikmiş, bir mevsimde gönlümüzü istilaya kalkmış.
Lâleler sussa da yürek isyanda. Ne istemeli şimdi? Nereye kaçmalı? Ne kadar baharız? Ne çaresiziz? Sorulara ve endişelere mahal ... Devamını Oku...
5. Mart 2010
Rahmetli anneannem iyi bilirdi eski takvimi. Bu bilgiyi bugün için babam devam ettiriyor. Biraz biraz da bana bulaşmadı değil. Bayılırım böylesi kesin bilgilere. Hemen hiç şaşmaz desem mübalağa mı olur? Pek değil. Beklenmeyen bir demde, havanın ani değişimlerine hemen damgayı vuruyor babam. Zemheri, Mart Dokuzu, ... Devamını Oku...
10. Şubat 2010
Koskoca gençliğim geçti Erciyes’in gözleri önünde. Gözlerimin önünde Erciyes, kılıktan kılığa girdi değişti. Öylesine bir dağdı Erciyes. Sıradan, herkesin bildiği dağlardan bir dağ. Bakınca orada, yani Kayseri’nin kıblesinde olması kâfi idi. Yazın, zirvelerine bakıp serinlik hissederdik. O kadardı. Sonrası ...
Devamını Oku...
10. Ağustos 2010
2 Yorum