Archive | Kara Kalem Yazıları RSS feed for this section

İsmet Özel Yaşıyor Sezai Karakoç da

12. Şubat 2012

0 Yorum

Dışarısı yine ayaz.
Her kar sonrasının malum hâli. Bilgiç ihtiyarların klasik cümleleriyle konuşmak gerekirse: “Bu kadar karın böyle ayazı olacak elbet.”
Şükür kar var. En azından şöyle başımızı çevirip bembeyaz elbiseleri içerisindeki dağları görebiliyor, güneşle parlayan kıvrımlarına bakıp ... Devamını Oku...

Geldi

9. Aralık 2011

0 Yorum

Havanın renginden bilirim karı.
Kokusundan.
Rüzgarından.

Dağlardan geliyor dedim soğuk. Kara değip geliyor. Kar geliyor.
Geldi.
Koca koca yağıyor. Çok acelesi varmış gibi yağıyor. Beyaz beyaz yağıyor.
Kar, kara karşı, kardan yağıyor.

Günün renginden bilirim havayı.
Bembeyaz cuma.
Kar ... Devamını Oku...

Kırılası ayna

14. Kasım 2011

0 Yorum

Tarih aynası diyor ki:

“Şarapnel mermisini (Shrapnel Cell) icat eden ve ona ismini veren Henry Shrapnel (1761-1842) İngiliz ordusunda bir subaydı. İlk şarapnel mermisinin başarıyla denendiği 1784 yılında Henry Shrapnel kraliyet topçu birliğinde teğmendi. 20 yıl sonra şarapnel mermileri ilk kez İngilizler tarafından Hollandalılara ve Guina’daki ... Devamını Oku...

Kalem Karası [Göğe Değnek]

24. Eylül 2011

0 Yorum

Bir servisten iner gibi iniyorsun. Servisten başka nasıl inilir ki diye soramıyorsun. Soramaman iyi çünkü sana verecek afili cevaplarım yok. Hatta şaşkın bir öğrencinin şaşkın bakışlarıyla şaşkın sorularına verilen şaşkın cevaplar kadar şaşkınım. Şaşkınız. El eleyiz ve bir ... Devamını Oku...

Babalarla Aşılan Geçitler

13. Eylül 2011

0 Yorum

Çocuktum. Belki ilkokul 3 veya 4. Dört teker üstünde, rızık uğraşısındaki babam ile Mersin’e yol alıyoruz. Bu baba – oğul birlikteliğinin şahikasıdır ve pek nadir gerçekleşir. Öfkeyle seven babanın katı kurallar altında büyüyen çocuğu ile yolculuğu. Araba 520 ... Devamını Oku...

Ellerim üşüdü anne

18. Ağustos 2011

1 Yorum

Ellerim üşüdü anne…
Bakışlarından.
Ne yorgun, ne dalgın ve dargın bakıyor gözlerin.
Bir evladı kucaklıyor gibi.
Sırtında ağır kantarı kışa saplanan ömrün anne.
Pişmanlıklar, hüzünler; mutluluklar, huzur..

Ve “ne çare geçti gitti…” teslimiyeti bakışlarından yayılan.
... Devamını Oku...

Yolun Yolcuları Kelimeler

6. Mayıs 2011

0 Yorum

“Ozan sözcüklerle görür buyuruyor” Üstad Fazıl Hüsnü Dağlarca. Sermayesi kelimeden başka bir nesne olmayan şairin kulağına eğilip sır verircesine, yürek koyarcasına, hayret edercesine, aşkcasına…

Yeni budanmış ... Devamını Oku...