Archive | Kara Kalem Yazıları RSS feed for this section

Dikkat Slogan: Dont Panic

2. Nisan 2011

0 Yorum

1978 senesinde ilkokul son sınıfta okuyordum. Evimizin bulunduğu mahalle, solcular tarafından “kurtarılmış bölge” lerden birisiydi. Birkaç yüz metre ilerimizde Fevzi Çakmak Lisesi vardı ... Devamını Oku...

Zâlim beni söyletme derûnumda neler var

8. Şubat 2011

0 Yorum

Muhibbî bir beytinde ağzına düşmek deyimiyle şöyle oynar:

Düşe nâdân ağzına korkum budur la’l-i lebün
Leblerün vasfında anun çün demem ey yâr şi’r

“Ey sevgili senin dudaklarını anlatan bir şiir söylemem. Senin lâl dudaklarının, nâdânın ağzına düşmesinden korkarım.”

“Ağzına düşmek” bir ... Devamını Oku...

Delinâmeler – 7

23. Ocak 2010

0 Yorum

ONSEKİZ

Yüzüne bakarak susacağım.
Öfke berkitilmiş silahım bir yanıma düşmüş, gardım düşmüştür sevdanın karşısında. Sana layık kelimeler bulamıyorum. Mahrem ve bakir bir elif ba arıyorum durmadan. Mümkün mü?

Yüzüne bakarak susacağım.
Sana bakan bu gözler ardında esmer, nazlı ... Devamını Oku...

Delinâmeler – 6

2. Ekim 2009

0 Yorum

ONYEDİ

Sultan Cem içimi titretiyor. Acılı masallardan, arabesk filmlerinden hoşlanan biri olmaya başladım galiba. Oysa ben, ölümlerin o soğuk, sıradan, ardında çırpınan insan manzaraları bırakan ölümlerden etkilenmeyen bir adamdım. Beyazıt’a da bir şey diyemiyorum. İktidar ne ... Devamını Oku...

Delinâmeler – 5

14. Eylül 2009

0 Yorum

ONALTI

İtiraf ediyorum: ihanet ettim. Ne düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum; lakin vakıa bu. Kaçınılmaz olan gerçekleşti ve şairin “ihanet etmedim Eylül” serlevhasına inat ben ihanet ettim. Ne etimolojik tahlillere girişeceğim ne siyak ve sibakından bahsedeceğim. ... Devamını Oku...

Delinâmeler – 4

30. Temmuz 2009

0 Yorum

ONDÖRT

Yeter. Bıktım bu tavanın sararmasından. Odanın soğukluğu canıma tak etti. Kimseye eyvallah etmeden sobayı yakacağım. Varsın odunu bol olsun kovanın. Hiçbirinize hesap vermeyeceğim lann. Lafı olan öne çıksın. Denizin şakası yok, ormanların da ve bu ... Devamını Oku...

Delinâmeler – 3

13. Haziran 2009

0 Yorum

ONBİR

uzaklardan pancar yüklü kamyonlar geçiyor. her birinin kendine has çığırtkanlığı var. Her birinde ayrı bir intizar. yüreğimden de bir dolu intizarla, bitmek – tükenmek bilmeyen isyanlarla hatıralar geçiyor. bakışlarımı saklayacak bir gölge, bir kuytu umursamazlık yok. masamın üzerini kaplayan yazı makinem, ... Devamını Oku...