
Bu acının fotoğrafı…
Hüznün, huzurun, müjdenin, çaresizliğin, isyanın, duanın fotoğrafı.
Sabrın fotoğrafı bu.
Burada söze gerek yok.
Söz yüreğin.
Acıya ram olan yüreğin.
Selam üzerine olsun Furkan.
Devamını Oku...23. Aralık 2010
Yine hastane mevsimi.
Yine ilac ve malum kokusuyla hastane. Farklı bir hastane, farklı bir hastalık, farkın dışına taşan bir muamele olsa da bildik manzaralar, bildik refleksler…
Şu meyanda diyelim, cümleye şifalar dileyelim:
Üniversite. Tıp. Onkoloji hastanesi.
...
Devamını Oku...
22. Aralık 2010
Aşk yüzüne gelemem, nâkısım
Kalın derzlerine sığmam eğri mısraların
Övdükçe kanar gövdesinde budak
Sustukça kanar yalvaran harflerle
Dizime konan vicdanın salyası.
Kaf uzak. Yürek yalın. Kalem kör
Musa’dan mülhem peltek sohbetim.
Aynalar kırık.
Levendlerin yazgısında isyan
Korsuz gönlüne yıkılan akasya
Esinti sanıyor, kırılan ömrün
Nagehan ...
Devamını Oku...
19. Aralık 2010
Binlerce cilt kitabım var. Övünç kaynağım. Artık kimseye emanet vermiyorum. Özel, imzalı, kokulu, hatıra kitaplar…
Bana ne nişanlılıkta ne evlilikte tek taş yüzük almadın. Şunların yanında ne güzel dururdu oysa. Kadrimi hiç bilmedin.
Arabayı, gözü sanayie düşmeden elden çıkaracaksın Hacım. Sıfırlayacaksın. Kim uğraşırsa uğraşsın sanayi ile, usta ... Devamını Oku...
16. Aralık 2010
Biz seni aradıkça dağlar aralanırdı
Dağlar yol verirdi yüzünün pembeliğine Şeyhim.
Sen ağlardın, senle yağmur susuzu canlar ağlardı
Nice göz yaşlarımıza gül sundun, eteklerin huzurdu
Sen amin der yürürdün dağlara
Biz ihtilale koşardık Şeyhim
Dağlar, amin derdi ihtilale.
Kıyam zamanı sen çıkardın bir adım öne
Biz ...
Devamını Oku...
14. Aralık 2010

Canımdan akan ırmak
Akar toprak, hep toprak
Buğulanan her damla
Siner gönle çarparak.
Kimdi, sevgilim, yârim?
Sorarım ağlayarak
Gece soğuk, yıldızlar
Hatıralar hep berrak.
Zamanı yırtıp yârim
Geliyorsun şen şakrak.
Kolum, kanadım kırık
Küstü dalıma yaprak
...
Devamını Oku...
10. Aralık 2010
Güçlüsün herkeslesin.
Eller üstündesin. Çünkü güçlüsün belki varlık buyruğun altında.
Nefes dahi meşakkat olmaya başladığında başka meselelerle yüzyüze geliyorsun. Çocuklar takmaz oluyor, ağzına bir yudum su verilmiyor, gözler ya kaçırılıyor senden ya “öl” diye bakılıyor. Ölemiyorsun.
Ölsen herkes kurtulacak sanıyorsun ve lakin ölemiyorsun.
Allah nasıl ...
Devamını Oku...
28. Aralık 2010
1 Yorum