Archive | Ya Sabır RSS feed for this section

Dünya Hayatı

19. Aralık 2010

0 Yorum

Binlerce cilt kitabım var. Övünç kaynağım. Artık kimseye emanet vermiyorum. Özel, imzalı, kokulu, hatıra kitaplar…

Bana ne nişanlılıkta ne evlilikte tek taş yüzük almadın. Şunların yanında ne güzel dururdu oysa. Kadrimi hiç bilmedin.

Arabayı, gözü sanayie düşmeden elden çıkaracaksın Hacım. Sıfırlayacaksın. Kim uğraşırsa uğraşsın sanayi ile, usta ... Devamını Oku...

Elmacık

29. Ekim 2010

0 Yorum

Elmacıktı.
Gelip elmaya kondu.
Bu bana tarifsiz dert oldu.
Bir yaprak kadar yeşile meyyal kuşcağız.
Kuvvetli bir nefesle üfürsen fersah fersah savrulacak.
Seveyim diye avucuna alsan, parmakların arasında kaybolacak.
Nefes dahi almadan kuru dal kesildim elmanın altında.
Pür telaş.
Pür güzel.

Bir “cik” dedi sese yol ... Devamını Oku...

Sussam Gönül Razı Değil

18. Eylül 2010

0 Yorum

Genzi yakan ilaç kokuları. Kulaklarda şehrin kalabalığı. En beteri ağrılı insanların ağızlarından dökülen değil gözlerinden yayılan acının izlerine yürek savunmanızın iflas hali… Utançla bakılan eller, sıkılan dişler ve varıp çaresizliğin toslanılan duvarı.

Hangimizin hastane mazisi yok. Maalesef hepimizin var. Hatıralarımız tomarla. Dosyalarımız kabarık, derdimiz dağlardan çok. ... Devamını Oku...

Susmak hikmettir

24. Ağustos 2010

0 Yorum

Nevres beni düşürdü dile arzû-yı dil
Hep çektiğim cihanda benim dil belâsıdır

Nevres-i Kadîm böyle buyuruyor bir gazelinde. Siz de bilirsiniz ki buna benzer, yani dil’in başa açtığı işlere dair yüzlerce mısra, bir o kadar atalar sözü, belki onlardan eksik olmamak üzere vecize vs. vardır. Kutadgu ... Devamını Oku...

Sabır Durağı

17. Ağustos 2010

0 Yorum

Kalabalıklar … Her bir elifin beli bükük.

Karanlık, ıssız sokaklarda yürüyorum; sınıf alabildiğine uzuyor; çocuklar, başları eğik, gözleri nemli, gönülleri dar…

Çocuklar.

Merhamet yakıyor genzimi. Kaçamadığım bir koku bu. Her adımda yerde yakalıyorum mahcupluğunu çocukların. Ayakkabıları hep eski çocuklar…

Hasbelkader yeni bir çift pabuç, büyük ağabeyden kullanılmadığı için lekesiz ... Devamını Oku...

Namet Azgını

7. Ağustos 2010

0 Yorum

Başlığı gören okurun zihninden geçen büyük ihtimal yazım yanlışı veya tashih hatası olduğu yönündedir. Oysa doğrudur başlık. Üstad Nuri Pakdil’in sıkça başvurduğu “Doğrudur; dizgi, düzelti yanlışı yok” dipnot ikazına mahal bırakmayacak derecede doğru. Bir farkla.

“Namet Azgını” gerek ses gerek kullanım sahası itibariyle “Nimet Azgını”nın galat-ı ... Devamını Oku...

Mahşer

24. Temmuz 2010

0 Yorum

Köşebaşına bırakılmış şüpheli bir paket gibi bakıyorsun bana.
Avucumda bir resim. Rüzgar estikçe çoğalıyor. Acı bir öykü ... Devamını Oku...