Kalabalıklar … Her bir elifin beli bükük.
Karanlık, ıssız sokaklarda yürüyorum; sınıf alabildiğine uzuyor; çocuklar, başları eğik, gözleri nemli, gönülleri dar…
Çocuklar.
Merhamet yakıyor genzimi. Kaçamadığım bir koku bu. Her adımda yerde yakalıyorum mahcupluğunu çocukların. Ayakkabıları hep eski çocuklar…
Hasbelkader yeni bir çift pabuç, büyük ağabeyden kullanılmadığı için lekesiz ... Devamını Oku...
7. Ağustos 2010
Başlığı gören okurun zihninden geçen büyük ihtimal yazım yanlışı veya tashih hatası olduğu yönündedir. Oysa doğrudur başlık. Üstad Nuri Pakdil’in sıkça başvurduğu “Doğrudur; dizgi, düzelti yanlışı yok” dipnot ikazına mahal bırakmayacak derecede doğru. Bir farkla.
“Namet Azgını” gerek ses gerek kullanım sahası itibariyle “Nimet Azgını”nın galat-ı ... Devamını Oku...
24. Temmuz 2010
Köşebaşına bırakılmış şüpheli bir paket gibi bakıyorsun bana.
Avucumda bir resim. Rüzgar estikçe çoğalıyor. Acı bir öykü anlatır gibi bakıyor rüzgara.
Herkes taş kesiliyor. Işıklar sönüyor. Yıldızlar sönüyor. Oysa titreyen ayaklarım çığlık atarak sürgüne ...
Devamını Oku...
22. Haziran 2010

Duamız Mekke üstüne, Kabe üstüne.
“Allahım! ... Devamını Oku...
17. Ağustos 2010
0 Yorum