Cuma

Cum, Eki 27, 2017

Gelişi Güzel

Her taraftan cuma mesajları geliyor.
Uzak yakın arkadaşlar, öğrenciler, hiç tanımadıklarım, çok tanıdıklarım vs…
Sosyal medya üzerinden cuma mesajları geliyor.
Birileri cuma mesajları geldiği için sinire geliyor.
Allah’ın her günü mübarek diyor birileri. Birileri Cuma zaten mübarek bir gün, biz kıymetini bilelim diyor. Birileri ne dediğini de bilmiyor.
Hasılı cuma verimli bir gün.
Elhamdülillah…

Bir vakitler Cuma namlı haftalık bir dergi çıkardı. İslamcıların Cuma sevdasıydı bir ara.
Son-ara: SONRA
İsmet Özel’in Cuma Mektupları vardı. Gerçek Hayat’ta cuma günleri yayımlanırdı. Okkalı yazılardı. Kitaplıkta gözüme ikide bir ilişen Tahrir Vazifeleri ile kardeş kardeş durmaktadırlar.
Son-ara:
Nadir de olsa Cuma hutbeleriyle Diyanet konuşulurdu. Şimdikinin bir evveli Başkan ses verirdi hutbeler ile. Evet, doğru, yaşa, var ol derdik hutbelere ve fakat hatiplerin gırtlağından selamete çıkarabilseydik metinleri… Heves biter, uyku çökerdi, anlamsızlaşırdı o uzun ve zahmetli metinlerle hutbe… İşe bakın hâlâ öyle. Telefonundan okuyordu imam efendi hutbeyi. Oh dedim ne ala, tekamül… YAŞ/a…
Mektep talebelerinin tatil hevesiyle bakıyordum cumaya. Artık bu da kıymetten düşmüş. Meğer talebe güruhu hafta sonu da mekteplerinden ayrılmıyor, kurslara devam ediyorlarmış. Hani şu eski BAK/AN Nabi Avcı vardı ya dedi uşağın biri, dershaneler / DERSANE iken Yetiştirme Kursları oluvermiş/miş. Ol sebeple okulumuzu seviyoruz dümenindelermiş.

Lakin maksadım değil bunlar.
Maksadım bir şiiriyle Cahit Sıtkı. Otuz Beş Yaş şairinin cuma temalı bir şiirini okudum. Keyflendim. Güzel bir cuma mesajı gibi geldi bana. Kim bilir başkaları da keyiflensin diye paylaşırım belki bir gün. Bakınız zamanın geçmiş halkalarından dilimize yaslanan şair ne buyuruyor:

Bugün Cuma

Bugün cuma;
Büyükannemi hatırlıyorum,
Dolayısıyla çocukluğumu,
Uzun olaydı o günler!
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!
O zaman inandığım gibi,
Sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
Orada da cumaysa bugün,
Başında bulutlardan beyaz örtüsü,
Büyükannem namaz kılmaktadır,
Namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekke-i Mükerremeden getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkâr olduğumu hatırlayarak.

Güzel değil mi?
Haydi sosyolojik, felsefi, edebi çıkarımlarda bulunalım.
Mesela diyelim ki: “Cahit Sıtkı’nın tam manasıyla inancını kaybetmemesinde çocukluğunda yasadığı bu dini atmosferin etkisi var.”
Ya da: Büyükanne gerçekten büyükmüş.
Veya: Şiir dili ile oluşturulan bu mısralar şairin bilinçaltındaki nesnelere işaret ederek şairin sürrealist bir anlayışın sahibi olduğunu ifade edebiliriz…
Hatta: SAÇ/MALA/MAYALIM

Nihayetinde güzel bir şiir bu.
Bugün günlerden cuma.

,

Yorum Yaz