Değişim

Cts, Eyl 12, 2009

Yalnız Ölümler

1300 senelerinde etrafı toza dumana katarak eğlenen bu Nuri Bey, bütün semtin ve benim çocukluk senelerimin en güzel kızlarının babasıydı. Hiçbir işi yoktu, satıp savmakla, biraz da Yanya taraflarındaki arazisinin geliriyle evinin masrafını, o kadar güzel giydirdiği kızlarının tuvalet paralarını, damadının maaşına ilave ettiği cep harçlığını, nihayet komşu çocuklarına vermeyi hiç unutmadığı hediyeleri öderdi. Bu hediyeler sedef saplı çakı, kalemtraş, üstünde kalem kesilecek fildişi makta’lar, ceviz veya billûr yazı takımları, deve derisinden Karagöz takımları gibi şeylerdi… (Ahmet Hamdi Tanpınar – Sahnenin Dışındakiler, S. 32 – 33)

Kendimi Nuri Bey kılıp etrafımdaki çocuklara sedef çakı, kalemtraş, yazı tahtası vs. alıyorum.

Çocukların yüz ifadesini tahmin etmek hiç de zor değil.

Değişim bu. Yaklaşık 100 sene içerisinde bu değişimin olması kadar tabii ne olabilir. Ne kadar direnebilirsiniz apartman hayatını redde. Hatırlar mısınız bilmem Türkan Şoray (Feyza) ve İzzet Günay (Bilal)’ın başrollerini paylaştıkları Yücel Çakmaklı filminde (Birleşen Yollar) kahramanımız Feyza apartman hayatının sembolüdür ve Bilal alaturka mahalleden yani alt sınıftan bir “vatandaş.” Bilal okur, meslek sahibi olur ve gelişmişlik ifadesi olarak o da apartmana taşınır.

Gecekonduları bir kenara bırakınız efendim şehre nakınız, yerinize bakınız, hayallerinize bakınız…

Helva, leblebi tozu, pekmez ve pekmeze karıştırılan tahin bir numaralı gıdamızken şimdi çocuklarımız “akşama babacığım, unutma ülker getir” dahi demeden reklamlardan öğrendikleri acayip isimleri kulaklarımıza defalarca tekrarlıyorlar.

Değişim.

100 sene sonrasını hayal ve inşa mecburiyetimiz var. Hem kentlerimiz hem neslimiz için bu mecburiyet.

Yorum Yaz