Diz çök önünde şimdi Emîrî Efendi’nin

Per, Eyl 24, 2009

Hû’ya Gider

Ali Emiri (1857–1924): Bazı insanlar vardır doğdukları yerlerin yüz akıdırlar. Bu insanlar sadece yaşadıkları zaman değil, öldükten sonra da eserleriyle, yaptıkları güzel işlerle hayırla yad edilirler. Ali Emiri Efendi bu kapının ardına kadar açıldığı muhteşem bir şahsiyettir. Araştırmacıdır, tezkire yazarıdır. Ömrü kitap okumak, yazmak ve toplamakla geçen Ali Emiri’nin zengin bir kütüphanesi vardır. Vefatından sonra bu kitapları Fatih Millet Kütüphanesine konulmuştur. Tezkirei Suara’yi Amid, Osmanlı Vilayet-i Şarkiyesi, Osmanlı Şehirleri, Diyarbekir’li Bazı Zevatin Tercime-i Halleri gibi eserleri bulunan Emiri, 32 sayı yayınlanan Osmanlı Tarih ve Edebiyatı dergisini ve 6 sayılık Amid-i Sevde dergisini çıkardı.

Ali Emiri Kütüphanesi (MİLLET KÜTÜPHANESİ): Fatih semtinde, Feyzullah Efendi Medresesi’nde bulunan kütüphane, 1916’da, Ali Emiri Efendi’nin 16.000’i aşkın nadir eserden oluşan özel kitap koleksiyonunu bağışlaması ile kuruldu.

Hikayesi şu şekildedir: 1916 yılında büyük bir özveriye bir araya topladığı eserlerle kendisine tahsis edilen Feyzullah Efendi Medresesinde bir kütüphane kurmuş ve bütün ısrarlara rağmen kütüphaneye kendi ismini değil de “Ben bu kitapları Milletim için topladım ve Milletime vakfediyorum “ diyerek kütüphanenin adını “Millet Kütüphanesi “ koymuştur.

Medreseye ait koleksiyon ve toplanan diğer kitaplarla zenginleşen kütüphanede bugün 9.000’i el yazması, 30.000’i Arap harfli toplam 70.000 kitap bulunmaktadır.

Müze olarak kullanılan bölümünün duvarlarındaki değerli hatların yanı sıra Sultan II. Mahmud’un yazdığı levhalarla, Arapça gazete ve süreli yayınlar koleksiyonu da kütüphanede bulunan önemli şeylerin arasındadır. 1993’te araştırma kütüphanesi kimliğini kazanan Millet Kütüphanesi’nde, Dewey Onlu Sistemi’ne göre hazırlanmış katalog kullanılmaktadır. Eski koleksiyonlara ait basma ve yazma fihristler de bulunur. Kuruluş Yılı: 1916

17 Nisan 1916 tarihinde kurup 23 Ocak 1924 yılına kadar, yani ölümüne kadar yaşadığı sürede kurduğu kütüphanesinin müdürlüğünü de yapan Ali Emîrî Efendi’nin ölümü üzerine birçok meşhur edebiyatçı ve şair yazı yazmıştır. Ancak O’nu en iyi anlatan, ebedileştiren şiir, şüphesiz Yahya Kemal’in yazdığı şu gazeldir.

Muhtâc isen füyûzuna eslâf pendinin
Diz çök önünde şimdi Emîrî Efendi’nin

Yorum Yaz