Döneceğiz Mekke

Sal, Haz 22, 2010

Kâbenâme, Ya Sabır

Mekke.
Dünyanın kalbi.
İnsanın kalbi.
“Allah’ım! Burası Senin Harem’indir, muhterem ve emin kıldığın beldedir. Benim vücudumu da Cehennem ateşine Haram kıl. Kullarını yeniden dirilteceğin Kıyamet gününde beni, azabından emin olanlardan eyle. Beni, Sana itaat eden sevgili kullarından kıl.”

Duamız Mekke üstüne, Kabe üstüne.

Allahım! Şu mübarek Beytin şeref, hürmet, azamet ve heybetini artır.

Allah artırıyor.

21. asırda, şu arz üzerinde, şu ahval içre kıblemiz Kâbe ile aramızda rabıta “istikbal-i kıble”den başka ne var? Kabe, bize bu kadar yakınken biz O’na alabildiğine uzağız.

Kâbe’ye yani kalbe, yani imana, yani yönelinmesi gerekene tekrar, bir daha, bin daha, hep daha dönsek geç olmadan.

Geç olmadan.

Geç.

Ey salihlerin torunları, ey içinde nizamsız uyku uyuyan insanlar!.. Mekke ne tarafta kaldı?

Mekke. Batıda sen, doğuda sen, güneyde sen, kuzeyde sen; dört iklim yedi coğrafya bakılan ve yaşanılan her yerde sen…

“Yeni bir yürüyüşün
Yer sarsan gök titreten
Yürek yumuşatan
Arşıyla gün doğdu üstümüze
Üstümüze ay doğdu
Ufuktan yükselen
Ve hep parlayan”

Hicret yollarında çıplak ayakla
Dönüş yolundayız Mekke!
Kalb’e…


Ömer Karaoğlu – Döneceğiz Mekke

, ,

Yorum Yaz