Dostları Ebuk Diyor

Pts, Haz 2, 2014

100 Türk Büyüğü

Tozu toprağı, eseri fırtınası eksik olmayan diyarda doğdu. Belki bu sebepten yüreği alabildiğine özgür, sıcacık. Narin bir gövde, çetin çizgili bir yüz sahibi. Çok sık ve gür saçlar altında (!) yorgun bir alın. Simasında, yel değirmenlerine nazır bir mekanın emareleri okunuyor. Mahzun bakışlı. Yaklaşınca o yalçın ve sert simasının maskesi altında yumuşak olmayan hiçbir şey yok…

Ebu Bekir Kurban’ı edebi yönünden öte, nüfus kağıtlarımızda aynı mekanın zikredilmesine rağmen başka diyarlarda ve başka vesilelerle tanıdım. İyi ki tanıdım. Hoş telefon görüşmeleriyle başlayan muhabbetimiz, o, baba ocağına geldikçe daha muhkem hâl aldı. Babamın dostu Rahmetli Mustafa Amcadan dostluk, biz evlatlarına uzanıverdi. Ne mutlu… Ben bu adamı Allah için seviyorum.

Ebu Bekir, Gerçek Hayat’a söyleşileriyle renk katıyor; ilginç tipleri, ilginç sorularla bizlere sunuyordu bir zamanlar. Şimdi “İsmet Saat Kaç” diye soruyor. “Türkiye Sevgisi İmandandır” serlevhasını yedi iklim dört bucak samimi yüreklerle paylaşıyor. “Baba Adı: Adem – Ana Adı: Havva” diye hepimizi kucaklıyor, kalpten kalbe muhabbet büyütüyor. Ankara havası aldığına dair rivayetler var ortada. Sağlam bir kale gibi dostları, dostlukları var. Sımsıkı dostlarından birisi Bekir Fuat diye yazıyordu Erciyes’e çıkan dar yolun kenarında. Ben ravilerin yalancısıyım. Doğruyu daim Allah bilir…

Hani göz kapayıp teslim olunacak birisi var mı deseler, “Evet, Ebuk” var derim.
Haza muhabbet adamı ve sıkı insan ve harbi delikanlı.

Yorum Yaz