Dünya Hayatı

Paz, Ara 19, 2010

Ya Sabır

Binlerce cilt kitabım var. Övünç kaynağım. Artık kimseye emanet vermiyorum. Özel, imzalı, kokulu, hatıra kitaplar…

Bana ne nişanlılıkta ne evlilikte tek taş yüzük almadın. Şunların yanında ne güzel dururdu oysa. Kadrimi hiç bilmedin.

Arabayı, gözü sanayie düşmeden elden çıkaracaksın Hacım. Sıfırlayacaksın. Kim uğraşırsa uğraşsın sanayi ile, usta ile, arıza ile. Buna hesap derler. Akıl derler ya hu!…

Hocam kredi ile ev aldık. Allah’a şükür. Biraz kenar bir semtte ama 5 – 6 bin Euro kârımız oldu. Hanımın maaş bankaya. 10 sene sonunda borç sıfır inşaalah.

Yeni cep telefonlarından istiyorum. Sınıfta herkesin var. Benim neyim eksik? Yanımda oturan Mehmet bile aldı. Hava basıyor. Yarından tezi yok. Bana ne!…

Maça gidiyoruz. Çoluk çocuk. Çocukların gözü gönlü açılsın. Oradan da belki sinemaya gideriz.

LCD’yi ne zaman alacaksın Faruk? Aysellerin duvardakini gördün mü? Bayıldım.

24 Kasım diye kampanya yapmışlar. Gittim aldım hemen. Laptop. Masaüstü çocuklara bu bana. Oyunlarından sıra gelmiyor ki azizim.

Bayramda tatil uzun. Kaplıcaya. Beş yıldızlı. Tabi canım, iki daha verecek klas yerde kalacaksın.

“Ve size her ne verilmişse hepsi de dünya hayatının kısa vadeli hazları ve süsüdür, Allah katında olanlarsa daha hayırlı ve daha kalıcıdır: Hâlâ akletmeyecek misiniz?” (Kasas – 60)

Yorum Yaz