Fikret’in Dünyası

Per, Eyl 29, 2011

Fildişi Kule

Halid Ziya Fikret’i şöyle değerlendiriyor: «İstanbul’dan çıkmamış, Galatasarayın dört dıvarı arasında mübhem emeller besledikten sonra hayata çıkınca onu hayalinden o kadar uzak görmüştü ki Babıalide ciğerlerine muvafık bir hava bulamayarak boğulacağına hükmetmiş, bir maden kuyusunda müsemmim bir hava yutmuş gibi kendisini dışarıya atarak, biraz sersem, biraz şaşkın, bu memlekette nasıl yaşayabileceğinde mütehayyir, sarfedilmeğe vesile bulunmayan zengin kuvvetlerini habsede ede dolaşıyordu; bütün rü’yet afakı, mektebin hakikate varamıyacak emelleriyle memleketin her ümidi gırtlağından tutup sıkan idaresinin arasında bir karanlık köşeden ibaretti.»

Okurken nefesim kesilecek kadar oluyorum.
Tevfik Fikret yaşarken boğulacağına hükmetmesin de ne yapsın.

2 Responses to “Fikret’in Dünyası”

  1. Kâni Çınar Diyor ki:

    Yeşil Yurt, Kaçış, Arayış

    Yazdıklarından, içinde yaşadığı acı gerçeklerle çevrili
    dünyadan memnun olmayan Fikret, kendini bir hayale teslim eder.
    Bu hayalin adı «Yeşil Yurt»tur. Bu hayale göre, dergideki
    edebiyatçılardan isteyenler, aileleriyle birlikte Hüseyin Kâzım’ın
    (Kadri) Manisa’daki çiftliğine çekileceklerdir. Burada samimiyet ve
    kardeşlik içinde bir hayat sürmeleri, Fikret’le birlikte diğer
    edebiyatçıların da ideali olur. Halit Ziya, önceleri Manisa yerine
    Seylan adasının adının geçtiğini belirtir. Halit Ziya bu hayalin nasıl
    suya düştüğünü açıklamaz. Hüseyin Kâzım da Servet-i Fünûn üyelerinin ülkedeki kötü gidişe çare aradıkları rutin toplantılarından birinde, Fikret’in bir fikir ortaya attığını söyler: başka bir ülkeye göç etmek! Onun bu fikri herkes tarafından tasvip edilir. Ama para temin etmeleri çok zor görünür. Hüseyin Kâzım, Fikret’in Batı medeniyetinin yaşandığı
    ülkelerden de hoşlanmadığını ve onun mümkün olsa insanlıktan
    kendini soyutlayacağını söyler. Uzun tartışmalardan sonra göç
    ülkesi, Yeni Zelanda olarak tespit edilir. Bu ülkeye dair broşürler,
    kitapçıklar getirtilerek hayaller kurulur.Fikret, «Yeşil Yurt» Yeşil
    Yurt’un mukavvadan bir prototipini bile yapar. Yalnız, bekâr olan
    edebiyatçılar için, göç etmelerine ancak evlenmeleri kaydıyla izin
    verir. Bu sefer de bu durumda olanlar için yeni bir dert, evlenmek
    meselesi ortaya çıkar. Ancak bu hayaller bir süre sonra söner.
    Hüseyin Kâzım, Halit Ziya gibi buna neden olan belli bir olay
    göstermez. Yalnızca bir arkadaşın, toplantı sırasında Fikret’ten rakı
    istediğini ve Fikret’in de bu olaya çok üzüldüğünü belirtir. Sanki
    Fikret, göç edilen ülkede alkolik bir arkadaşın yanında
    bulunmasından çekinmiş gibidir. Bu olaydan bir süre sonra Yeşil
    Yurt hayali Fikret’te bir kez daha canlanır. Bu sefer, Hüseyin
    Kâzım’ın babasına ait Manisa’nın Tepecik köyündeki bir çiftliğe
    yerleşilmesi düşünülür. Bunu üç isim yapacaktır: Tevfik Fikret,
    Hüseyin Kâzım ve Hüseyin Cahit. Hüseyin Cahit, tetkik için söz
    konusu çiftliğe gider. Olumlu izlenimler ve elinde fotoğraflarla geri
    döner. Fakat Fikret bir kez daha vazgeçer. Bu vazgeçiş için ortada
    yine açık bir neden ya da olay yoktur. Zaten «Fikret’in tercüme-i
    hayatı, yine kendi tabirince «bir ruh-ı ateşîn ile bir fikr-i bî karar»
    cümlesiyle» özetlenebileceği için bu davranışları da normal
    karşılanır.

    Cevapla

  2. Kâni Çınar Diyor ki:

    Çemberin başı sonu aynıdır. (Heracleitus)

    Cevapla


Yorum Yaz