Gerçek yurt

Çar, Ağu 1, 2012

Hüzün Alanı

Önceki gün Haşmet Babaoğlu aktarıyordu:

Sırtında çantası, elinde şapkasıyla yolu bir köye düşen şehirli genç ürkek bir merakla sorar…
Köyünüzün adı ne?

İhtiyar köylüden beklenmedik bir cevap gelir.

Adı yok! Biz ona kısaca köy deriz!

Genç adam merakını sürdürür: “Elektriğiniz yok.

İhtiyar “ihtiyacımız da yok” der; “insanlar kolaylığa çok çabuk alışıyor tabii. O yüzden esas iyi olan şeyler terk ediliyor.”

Delikanlı şaşırır; yanına çöker ihtiyarın; “ya ışık ne olacak?
Kandillerimiz var.
“Ama geceler çok karanlık olmaz mı?
Geceden beklenen de budur. Gece, eğer geceyse neden gündüz gibi aydınlık olsun! Ben aydınlatılan geceyi sevmem, yıldızlar görünmez ki o zaman…
Çeltik tarlanız var ama traktör göremiyorum etrafta.
Bizim ineklerimiz ve atlarımız var.
Isınmak için ne kullanıyorsunuz?
Ateş yakarız. Odun için ağaçları kesip biçmeyi sevmeyiz, devrilip yıkılan ağaç gövdeleri yeter bize.. Ayrıca ineklerimiz sağ olsun, tezek de iyi ısıtır!

Akira Kurosawa’nın 1990 yapımı Yume/Rüyalar adlı filminden bir bölüm bu…

Bir cümle ile bükelim sözü:

Dünya bir problemdir. Gerçek yurt, ahiret yurdudur.

Yaptığın ve yapacağın ne olursa olsun, nasıl yaşarsan yaşa, nereden esersen es… Hüküm çok ama çok güzel:

“Dünya bir problemdir. Gerçek yurt, ahiret yurdudur.”

, ,

Yorum Yaz