Hayat hakkı

Paz, Kas 11, 2012

Derkenar

Sanırım hayata dair yaşarken hep bir şeyler kaçırıyoruz.
Hep bir şeyler eksik kalıyor.
Biz eksik kalıyoruz.

Mesela aylardır yağmura dargın gökler, kana kana, bir ayin, bir şölen içerisinde yerle birleşerek canımızı sularken keşmekeş halini alan trafikten, ıslanmaktan, üşümekten hasılı yağmura dair ve yağmur içeren ne varsa hemen şikayete koyuluyoruz.

Biz modern zamanların insanları, “hayat hakkı”na teşekkürsüz müraileriz.

Oysa bize şöyle seslenmek için bekliyorlar:

Zümer. 73: Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin.

Zümer. 74: Onlar şöyle derler: “Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah’a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!

Zümer. 75: Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” denilmiştir.

Rabbim bizi bize bırakma!

Zeyl:
‎”yağmur göğe geri döner mi?
yara
artık acımasa da
acır yara yeri
.”

– Bertolt Brecht

,

Yorum Yaz