Kâbe’yi Sol Yana Taşımak

Cum, Ağu 13, 2010

Kâbenâme

Bir nostalji arayışı değil Kâbe’ye meftunluğum.
Bir alışkanlık, körü körüne bir müptelalık da değil. Asla.

Fotoğraflar, kamera görüntüler bir yana içinde Kâbe geçen kelime dahi heyecanlandırıyor beni. Birden bulunduğum mekândan soyutlanıyor, Kâbe’nin karşısında buluyorum kendimi. Kâbe’nin gül kokusu geliyor burnuma. İlla sıcak ile tavafa karışıyorum; illa istilam; illa zemzem; makamı-ı İbrahim…

Gözümün önünde tavaf alanına bitişik zemzem kuyusu… 1985’ten bir enstantane. Cebel-i Ebu Kubeys. Bir zamanlar  o Kâbe’ye, Kâbe ona bakardı. Şimdi binalar var aralarında. Dedim ya Kâbe illa  nostaljik bir unsur asla değildir benim için. Lakin yaşadığı değişim göz ardı edilemez, edilmemeli. Ebu Kubeys dağına bakarak şakkü’l kamer mucizesini tefekküre kalkışmak maksadınızdan uzaklaştırıyor. “Ey insanlar şu dağın ardında düşmanlar var desem…” nidalarına ulaşamıyorsunuz. Ömer tepesinden habire gelen inşaat sesleri ulvi mekânın ziyaretçilerine mekanik mânialar çıkarıyor. Kâbe bizden, sol yanımızdan uzaklaşıyor.

Kabe ve kuleler

Düşünsenize Kâbe’nin avlusu içindesiniz. Hemen önünüzde Makam-ı İbrahim’i sembolize eden ayak izi. Ardında Hicr, Kâbe kapısı, örtüsü ve muazzam yapı Kâbe… Yeryüzünün en mübarek mekânındasınız, ilk mabed ile karşı karşıyasınız, dua ve niyazdasınız, saftasınız, mutaftasınız… Lütfen gözlerinizi Kâbe görüntüsünden ayırmayınız. Ne sağa ve sola ne ardına bakmayınız.

Mümkünse.
Ki mümkün değildir. Göreceğiniz Zemzem kuleler ve tepesinde Suudilerin yeni övünç kaynağı dev saat.

Mescid-i Haram’ın hemen yanına inşaa edilen kulenin yüksekliği Londra’daki Big Ben’den altı misli daha yüksek. İsviçreli ve Alman mühendisler tarafından tasarlanan kulenin büyük bir bölümü cam tozu betonundan oluşuyor ve ön yüzü cam mozaiklerle bezendi. Mescid-i Haram’ın çok yakınındaki lüks otellerden biri olan kule, Arabistan’ın en büyük inşaat şirketi Saudi Bin Laden Group tarafından yapıldı. Suudi yönetiminin Kâbe projesi bütün hızıyla gerçekleşiyor.

Başınızı çevirin bulunduğunuz noktadan. Yüksek binalar, kuleler, yapılar… Kâbe avuç içi kadar bir alanda vakarını koruyor. Kuleler sanki meydan okuyor Kâbe’ye. Kuleler Babil’in sonunu hiç duymamış sanki.

600 metreden daha yükseklikteki bu saat kulesinin Ramazan başına tamamlanacağı daha önceden söyleniyordu. Görüntülere göre tamamlanmış. Hayırlı olsun.

Şu da ilginç, ilginç olduğu kadar zıt bir durumu barındırıyor bünyesinde:

Suudi Televizyonu Kâbe’den vakit namazlarını yayınlıyor. Kâbe içi ve dışı görüntüleriyle.  Bugüne kadar reji hataen dahi olsa zemzem kuleleri hiç yansıtmadı ekranlara. Tıpkı Ebu Kubeys’teki Kral efendinin mekânını yansıtmadığı gibi. Bu hususta tebriği hak ediyorlar. Ama sormadan edemiyor insan; “Siz de rahatsızsınız tamam, peki niçin Kâbe’ye bu kadar müdahale? Otel ihtiyacını yine böylesi binalarla ama birkaç yüz metre ötede gerçekleştirmek zor mu? Daha geçen sene Ömer Tepesi ve etrafında 12 bin bina yıkmadınız mı?..” Hem kolaydır cevapları hem zor. Susalım ve geçelim.

Biz yine Kâbe’yi sol yanımızda taşıyalım.
Kâbe’nin kokusu gelsin uzak diyarımıza.
Bir müslümana selam verelim, selamını alalım.
“Rabbim bizi bağışla…” yer alsın dualarımızda.

Ben Kâbe’yi sol yanımda taşıyorum. Gözüm Kâbe’den başkasını görmüyor.

, , ,

Yorum Yaz