Kahır Kekemesi

Pts, Ağu 15, 2011

Puslu Kıtalar

Gelemem. Çimler sulanacak. Dolu işim var daha. Yapıştın. Adını bilmediğim, tınısından uzak olduğum ezgiler çalınıyor kulaklarıma. Tamam, enteresan olabilir lakin bu golün benim için bir anlamı yok. Ha Firavun’un elinden Nil’e maya çalınmış ha bir köstebek daha isyana kalkmış, umursamıyorum. Köstebek demişken bir gelincikle tanıştım bugün. Cevizin iki metre kadar yanından açmış tünelini. Denize taş atar gibi çıkıp kayboluyor. Bir daha. İşte bir daha. Bana efkârlı âşıklara nasıl bakılırsa öyle bakıyor. Bu zoruma gidiyor. Ama müşterek bir derdimiz olduğunu biliyorum. O da biliyor. Hesaba gelmez kahırlar kekemesiyiz.  İkimiz de vurulası bir kuş gibi duruyoruz dalda, namlunun ucunda. Bereket versin şaşı avcılar değil müptelamız: faili meçhulüz.

Gelemem demişken gel(e)meyeceğimi söylediğimi sanıyordum. Anla beni. Dağdan yuvalanan körlerin içi boş elbiseleriyle vuruyorsun böğrüme. Ben ter diyorsam mecaz aksak, imge kör, gerçek taştır. Üzme beni. İşte ellerimde gül sakları. Kanayan yaralarıma saracağım. Hem ellerim eksik cümlelerle geçiyor gecenin yarlarından. Sana kandan başka ne verebilirim? Belki biraz deniz tuzu. Belki Muhammed Ali biraz. Nasıl anlatayım hayatımı bir kez olsun yalan söylemeden? Sevmedim desem yalan. Gerisi yalanname. Bil işte gelemem ayaklarım upuzun güneşte.

Bazen gidelim dersin bir suya yaslanmışken. Uzun cümleler devrik bir hayal ile şehre koşar sen suya su katınca. Dürülür gölgeler aynalar kırık dökük. Sonbahar. Dilinde bir demet yasemen. Ben nereye savrulayım? Hangi gelincik buyur eder küresel sıcaklığımla beni? Doru kısrak nasıl koşsun gün kara. Çizgileri silik haritalarda muamma.

Gelemem. Zihnim mapus. Ağaçtan düşen yaprağın hikayesini anlat bana. Otur bir soluk. Güvercinleri sonra konuşuruz. Şehrin kalbinden geçmez üç kulhu bir elham. Kalbi zindan olanın gözlerinden ne yansır? Anlat hele. Arka bahçelerin kalbini ferah tut. Allah Kerim.

4 Responses to “Kahır Kekemesi”

  1. Aloaa Diyor ki:

    Kahır, sitem ve çile dolu bir hayat bu keşmekeş içinde sürdürülen hayat vazfileri… Kalbini ferah tut Allah Büyüktür rabbim…

    Cevapla

    • Kâni Çınar Diyor ki:

      “Hasbunallahu ve Ni’mel Vekil”
      Hz. İbrahim a.s. ateşe atılmak için mancınığa konulduğu zaman Cibril aleyhisselam: “Bana ihtiyacın var mı” diye sordu. Hz. İbrahim a.s. O’na şöyle dedi; “Sana hayır, ama alemlerin Rabbine evet!”
      “Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr” (“Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”) dedi de o yakıcı ateş kendisine “soğuk ve selametli” oldu.
      Hz. Musa a.s. önünde deniz, arkasında düşmanı olduğu sırada: “Hayır!.. Muhakkak ki Rabbim benimledir; bana doğru yolu hidayet edecektir”. (Şuara 62) (Hayır, muhakkak ki Rabbim benimle beraber, O, beni hidayete (kurtuluşa) ulaştıracaktır.” dedi. ) Rabbine sığındı da O’nun izniyle düşmanından kurtuldu. “Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: “İnsanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanlarını artırdı ve: “Allah bize yeter o ne güzel vekildir” dediler.” (Ali İmrân, 3/173) Sıkıntıda mı kaldın, derdin mi var o halde sen de hakkıyla koruyan, çok esirgeyen, her şeye kadir, rahmet edenlerin en merhametlisi olan Rabbül Alemine sığın ve “Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr” zikrinidilinden düşürme.

      Cevapla

  2. Aloss Diyor ki:

    Rabbime sığınırım inşallah doğru yolu o bana gösterecektir. “Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr”

    Cevapla

  3. Kâni Çınar Diyor ki:

    Kalbe “inşirah”

    Cevapla


Yorum Yaz