Kehf

Cts, Eki 30, 2010

Kuyu

Dağın ortası yukarısına uzak.
Dağın yukarısı aşağısına uzak.
Dağ dağa uzak.
Ortada kocaman vadi.
Vadi varsa yol vardır; yol zoru zora sokar.

Dağ ortası. Kehf.
Mağaraya sırtını dönmüş adam.
Bağdaş kurmuş oturuyor adam. Sırtında mağaranın gizemi.
Mağara dönüyor.

Adam inadına bakmıyor mağaraya.
Mağarada dünya yıkılıyor.
Mağara kalb istikametinde dönüyor. Sanıyorsun tavafta mağara.
Dağın ortasında bir adam rüzgarla dönüyor.
Rüzgâr suya akıyor.
Su çağlara akıyor.
Ahir zamana…

Adamın üstünden akıyor zaman.
Mekândan soyutlanıyor zaman; belki duruyor, belki şaha kalkıyor.
Zaman müphem, mekan muamma.
Daim olan ölüm.

Adam, mağaranın köpeğine gıptayla bakıyor.
Adam, adamlığına yanıyor.

Yorum Yaz