Kırık Aynalar

Çar, Ara 22, 2010

Üzgünlük Bildirisi

Aşk yüzüne gelemem, nâkısım
Kalın derzlerine sığmam eğri mısraların
Övdükçe kanar gövdesinde budak
Sustukça kanar yalvaran harflerle
Dizime konan vicdanın salyası.
Kaf uzak. Yürek yalın. Kalem kör
Musa’dan mülhem peltek sohbetim.
Aynalar kırık.
Levendlerin yazgısında isyan
Korsuz gönlüne yıkılan akasya
Esinti sanıyor, kırılan ömrün
Nagehan uykularını.
Susmak kadar zora gitmiyor
Çerçevesi verniklenmiş zamanın
Sıradan yüzüne yakalanmak.
Aynadan uzanıyor el
Dergâhın postu leş, ucunda el
El uzanıyor aynalar kör
Islak yorganın matem yüzüne
Kör ve kırık yıldızlar, güzel he
Poyraz değmedikçe tende
Hüzzam biliniyor isyan
Biliniyor kana batacak.
Biliniyor kırık kalem yüzsüz ayna
Biliniyor buutsuz çağlayan deniz
Biliniyor fikrin taze çırağı
Biliniyor bu rüzgâra pek körpe
Biliniyor sağ adımla kopacak
Su haşin. Gün zemheri. Yürek pus.
Biliniyor gün ansızın batacak
Köpüren coşkunun dikenli telleri
Törpülediği kahırla gece
Enine boyuna yanacak
Onyedisinde yolsuz gencin
Ayaklanan yüreğinde vay ki vay
Namluya hasret konacak
Uzun değil çehrem, nakısım
Zeval vakti hep yalnızım.

Yorum Yaz