Kuyu

Cum, Tem 27, 2012

Derkenar

Biliyorum en iyi şeylerin hiç ummadığım zamanlarda olduğunu Marquez, gayet iyi biliyorum.

Bir de kuyu temizlemenin ruh sağlığına iyi geldiğini biliyorum.

Biliyor musun?

Hiç daha önceden bilmediğin bir kuyunun karanlık davetine mukabelede bulundun mu azizim… Belinde ip, derin, koyu derin bir yolculuğun ellerini dayadığın duvarların emniyeti ile salınışın belirsiz bir hazzı vardır.

Ayaklarım ne zaman suya değecek?

Her saniye sonra “Tamam işte, vardım…” damarı atar da hâlâ boşluğun dövüyor olmanın ıstırabı ümitlerin hasmı olur.

Gittikçe uzaklaşılan aydınlık, gittikçe derinleşen karanlık…

Hele daha önce inmediğin bir kuyu ise yol aldığın?

Biliyorum Marquez, kuyular da dışarısı gibi “hiç umulmadık” gözlerle bakar insana.
Bir farkla:

Kuyunun dibinde bekleyen masallardan kalma biri ise…

Herkes birbirine benzer. Karanlığın bir oyunu. Gündüz içinde geceye düşmek gibi bir korku. Ne fener ne mum…

“Bir mi var?”

“Yok yok, sanki bir kapı bu?”

“Evet, bir kapı. Işık geliyor.”

,

Yorum Yaz