Lâedri

Per, Kas 26, 2009

Susku

Lâedri, Arapça bir kelimedir ve “bilmiyorum“, “bilinmeyen”, “meçhûl” manalarına gelir. Yazarı bilinmeyen eserler, söyleyeni belli olmayan vecizeler, mısralar, hat imzaları vb. için kullanılır. Laedri, belki de yazarının “edeb” kaygısı ile ismini kullanmamasından neş’ettir.

Divan Şiiri’nde genellikle mısra-ı berceste hükmünde olan bu kavram, halkımızın hafızasında yer eden, bilhassa taşı gediğine koyan ve hikmetli konuşan kimselerin sıkça başvurdukları belagat örneklerindendir. Bazı örnekleri şu şekildedir:

Söyleme ol sözü kim eyleyesin sonra hicâb
– Her hüner makbul amma mu’teber hüsn-i edeb
Mescid n’ola gitti ise mihrab yerinde
– Sayd ederler mûrgı yine mûrg ile
Padişah olsan da derler “Er kişi niyetine”
– Günde bin kez olmanın firak koymuşlar adını
Ruşen görünür her kişiye kendi mahalli
– Çaresi aşkın: Ya tahammül ya sefer

Olıcak bir kişinin bahtı kavi tali yâr
Kehlesi dahi mahallinde anın işe yarar

Ey birader dinle pendim varsa malın sakla tek
Düşmana kalırsa kalsın dosta muhtaç olma tek

Gitdi Mecnun hane-i devri bana ısmarladı
Bir harab evdir kalır divaneden divaneye

– Her hüner makbul amma mu’teber hüsn-i edeb
– Azizim gitti lafz-ı himmetin manası alemden

– Kadeh kırarsa da erbab-ı dil gönül kırmaz
Dokunma hatıra adab-ı işret öyle değil

2 Responses to “Lâedri”

  1. Kâni Çınar Diyor ki:

    Yılda bir kurban keserler halk–ı âlem ıyd içün
    Ben senin sâat–be–sâat dem–be–dem kurbânınam – Fuzuli

    Bu vesile ile bayramınız tebrik eder, sağlık, mutluluk ve senlikler dilerim.

    Cevapla

  2. Selim Ayazalı Diyor ki:

    Seher vakti garip garip / Ötme bülbül ötme bülbül

    Cevapla


Yorum Yaz