Makbul değilim

Pts, Ağu 6, 2012

Puslu Kıtalar

Bana benden gelir her ne gelirse
Başım rahat durur, dilim durur ise

Pek makbul bir adam olmadığımı ben de biliyorum.

Hani ne zaman dilim ağzımın içinde galeyana gelse ekseriya kalp kıran sözler sadır oluyor. Kırkını devirmiş bir adam olarak hâlâ diline sahip olmayı bilemeyen birisi pek makbul bir adam olmasa gerektir.

Dilimde “Selamun aleyküm ey kör kadı…”

Sonra sabır meyvesinden nasiplenememek de acıdır. Bir noksana arkanı dönememek, sağlık olsun diyememek, illa kavi ve mükemmel işler peşinde koşmak… Hani insan değil miyiz? Elimizin uzağındaki, bakışımızdaki, aynadaki…

Evet ama.
Ama ne?
Sadece kelamda bunlar. Sabır tadına alabildiğine uzağız.
Sonra şikayet, isyan, vaveyla.

Ayrıca söylemek ve işlemek makasını dar tutamamak makbul olmayan adamların işi.

Ramazanın ortası pek makbul olmayan bir adamı barındırıyor bağrında.

Bir çocuğun elinden şekerlemesini alırsanız, o hırsından geriye kalanları da fırlatır!” Hayır. Bunu yapmayacağım. Bu hata yenilginin büyük adıdır.

Şair, “Sen bozuksun ondan bozuldu dünya” demene gerek yok ki…

Ben biliyorum hangi taşın sert olduğunu.

4 Responses to “Makbul değilim”

  1. Zenan Sude Diyor ki:

    Makbul değiliz hiçbirimiz…

    Cevapla

  2. akif Diyor ki:

    ‘Sen bozuksun ondan bozuldu dünya’ bir deste söylenen bu söz yarıca kalbime yarıca defterimin bi köşesine ilişti ömrüm boyunca silinmeyecek bir şekilde…

    Cevapla


Yorum Yaz