Miras

Cum, Oca 7, 2011

Hüzün Alanı

Kireçli de olsa aktığına dua ettiğimiz sular sıkça kesiliyor. Durmadan farklı noktalardan patlak veriyor arıza denilen can sıkıcı durum. Hafta sonuydu ki yine kesildi sular. Sağ kol yıkanmıştı daha. Aman denmedi sol kola da geldi su. Ayaklar filan demeye kalmadı bir geliş geldi ki sanırsınız baraj borulara öfkeyle yükleniyor. Tazyike bak mübarekte diyemeden korkudan zandır zangır titreyen borular, bağlantı rekorlarından birini, her hâl en çok çürümüş olanını, kopartıverdi. Ele yakışmasa da alet edevat kuşanıldı. Keten, yedek rekor, maşon filan isyanı bastırıldı suyun.

İş gören insanların takındıkları ve gayet lüzumsuz olduğunu düşündüğüm tavır baktım ki aynen üstümde.

Sonra bir şey daha.

Babam bana nasıl ve niçin kızardı ise aynı şekilde ve aynı sebeplerle ben de çocuğuma kızıyorum.

Keteni dilimle ıslatırken bunu da gördüm.

Babam dedeme benzemişti. Dedem babama kızmıştı. Ben oğluma dedem gibi kızıyordum. Babam dedeme susuyordu. Oğlum benim gibi susuyordu.

Buna “hayat” deniyor.

Yorum Yaz