Namet Azgını

Cts, Ağu 7, 2010

Ya Sabır

Başlığı gören okurun zihninden geçen büyük ihtimal yazım yanlışı veya tashih hatası olduğu yönündedir. Oysa doğrudur başlık. Üstad Nuri Pakdil’in sıkça başvurduğu “Doğrudur; dizgi, düzelti yanlışı yok” dipnot ikazına mahal bırakmayacak derecede doğru. Bir farkla.

“Namet Azgını” gerek ses gerek kullanım sahası itibariyle “Nimet Azgını”nın galat-ı meşhur olsa gerek.

Mesela:

“Namet azgınlığı yapma Allah elinden alır”
“Namet azgını olduk, başımıza gelenler bundan.”
Vesaire.
“Nimet” kelimesinin Kayseri coğrafyasında “namet”  şeklini almasında bölgenin ağız özellikleri etkendir.
Neredeyse bütün K’lerin G şeklini alması gibi.
Bir çok kelimede E’lerin İ’ye dönüşmesi gibi.
Veya bazı seslerin buharlaşması gibi cöbümüzde akrep yir itmiş nörek?..

Kelimenin mecraı kadar bendeki bakiyesi önemlidir. Bütün büyüklerimden “namet azgın”ı olmamam hususunda tenbihler ve bazen tenkidler aldım. Bir kıymet, bir madde, bir halet-i ruhiye, bir ülfet daha elimde iken namet azgını olmadan kıymetini bilmeye, her yönüyle kabule yönelirim. Tıpkı kapımız önüne gümbür gümbür gelen ramazan gibi. Sıcaklar gibi. Sükunet gibi…

Manzum bir cümlenin içine yerleşen özdür kadirşinas huzur. Elimde tuttuğum cam bardak kadar şeffaf, cam bardak kadar hüzün ve hatıradır tevarüs edilmemiş şükür. Tabiîliğinden olagelen. Aslına rücû eden; meyyal. Avucumda dağılan cam kırıklarının yüreğime batışına hayran ve mümkün ile yeknesak “her mihnet kabulüm yeter ki” ritminde nimeti namet, nameti nimet bilip döne döne şükre durmuş yapraklar çimende yer alıyor. Tekmiline birden şükür.

“Keşke” içeren cümlelerden olabildiğince uzağa.
“Şükür” içeren cümlelerin kucağına; daima. Aksi halde “nimet” kısmet gibi istikametini “mahle”mizden kaldırır da zelil oluruz. Allah korusun.

Üstad’a selam ile:

Hayır! yazar havlu atmaz.
Olsa olsa, Sükutunu duvara asar, tüfek gibi; bakar.
(Klas Duruş – Nuri Pakdil)

, ,

Yorum Yaz