O kar günü

Sal, Kas 3, 2009

Hû’ya Gider

Yağmur yağarken kirlenmediyse yüzlerimiz karın bereketindendir. Çisil çisil yağarken yağmur, bizim kar mübtelalığımız ve kar sevdamız üzerinden teğet geçerek önce gri, sonra siyah ve en nihayetinde pembe ile ördüğü ve övdüğü göklerden muştumuzu sürükleyip getirdi sonbaharla daha sohbeti bırakmamış bahçemize. Bahçemizde şimdi kar ve yaprak vuslatıdır yaşanan. Yaprak yaprak ağaçlardan süzülen güzname kar ile düşmektedir çimenlerin üzerine. Karla yol bulup salınamayan yapraklar dala zorbalık yaparak kahır ve naz makamına taşlamaktadır. Kırılan dallar karlara nasıl da sitemle bakmaktadır bir görseniz?

Kar geldi bahçemize. Sarı ile kar beyazı aşka kıyam durmaktadır. Güneş altında vuslatın son demlerine kadar aşkın vebalini taşımaktadır kar ve yaprak.

Kar ile yüzümüzde güller açırana hamdolsun.

O kar günü
Buz tuttu endişemiz
Eski bir duayı kıpırdayan dudaklar
Kömür kokulu saçlarımızdan yayılarak
İçtik bir şerbet hazzıyla soluk soluğa
Eteklerden yayılan baharı

O kar günü
Beyaz tuttu ellerimiz
Billur sesi çıkararak camlarımızda kar
Yârin selamını bıraktı hüzne
Belki kar o kadar güzel yağmıyordu
Belki karla yağan yârdi
Beyaz beyaz ellerimize

O kar günü
Ayaz tuttu güllerimiz
Nefesimizde kristalleşen bir buğu
Bir ıslak yanak sessizliğinde
Andımız dokundu yalnızlığımıza
Kahrolduk yalnızlığımıza

O kar günü
Naz tuttu yüreğimiz
İnsanlar gördük ikliminde denizlerin hoyrat
Bir kış incisi düştü ummana
Umman içimize düştü ayın on dördü
Aşk gecesi karşımızda dağ içimiz tufan
Naz ü niyaz ediyor numan
O kar günü
Kanatlarının altında

, ,

Yorum Yaz