26. Eylül 2009

0 Yorum

Yaklaşan yaklaştı

Kelimeler soğuk yaklaşıyor. Biz soğuğuz.
Kısır bir lügatın tek anlamlı izahı gibi kelimeler; seçilemeyen rüyaların kargaşası içerisinde sırıtıyor. Biz tanımsızız.
Bir kelime düştü mü gönle,
Bir kelime fışkırdı mı yerden,
Bir kelime büründü mü zırhlarını harflerden,
Yakışan olmalı ve bütün anlamlar ictimaya koşmalı. Ne çare?

Kelimleri ...

Devamını Oku...

25. Eylül 2009

0 Yorum

Bir Periveş, Bin Bela

Ülkenin baharları ile hemhâldin. Kim olduğun konusunda en ufak bir fikre sahip değildi insanlar. İstihzalı bakanlar olsa da dudakların mütebessimdi. Ve elbet umursamıyordun. Kaç yıldır, sen de unuttun, bir periveşin rüyaları ile fırlıyordun uykularından. Saltanatın sarsılıyordu. Enflasyon fırlamış, hapishaneler ayaklanmış, şehirler ve şehirliler ayağa ...

Devamını Oku...

24. Eylül 2009

0 Yorum

Diz çök önünde şimdi Emîrî Efendi’nin

Ali Emiri (1857–1924): Bazı insanlar vardır doğdukları yerlerin yüz akıdırlar. Bu insanlar sadece yaşadıkları zaman değil, öldükten sonra da eserleriyle, yaptıkları güzel işlerle hayırla yad edilirler. Ali Emiri Efendi bu kapının ardına kadar açıldığı muhteşem bir ...

Devamını Oku...

23. Eylül 2009

0 Yorum

Kadri Bilinmemiş Bir Eser: Uzun Çarşının Uluları

“Yıllar önce okuduğum iki kitaptan bahsetmek istiyorum: İlki, bir şehrin ancak bu kadar güzel anlatılabileceği, kadr-ü kıymeti bilinmemiş bir eserdi: Mitat Enç’in “Uzun Çarşının Uluları”. Hasetle okuduğum ve yazarını kıskandığım ikinci kitaptı. Anteb’i anlatıyordu ve ...
Devamını Oku...

23. Eylül 2009

0 Yorum

Gevher Nesibe Hatun

Rivayet oldur ki:

Gevher Nesibe hanım, evlilik çağına gelince, Selçuklu kumandanlarından birisi ona talip olur. Kardeşi Gıyaseddin Keyhüsrev de, Gevher Nesibe’yi isteyen kumandana, gidip bir bölgeyi fethetmesini söyler: “Emrindeki askerlerle fethi gerçekleştirir, topraklarımızı genişletirsen sana kız kardeşimi verir ve baba mirasına ortak ederim” der. Kumandan da ...

Devamını Oku...

22. Eylül 2009

0 Yorum

Taşralıyız

Lalenin 16. asırda Avusturya’nın Osmanlı Devleti’ndeki büyükelçisi “Ogier Ghiseli de Busbeca” tarafından Avrupa’ya götürülerek tanıtıldığı kabul edilmektedir.

Özellikle Hollanda’da sevilen ve yeni türleri yetiştirilen lale yine bir Avusturya büyükelçisi olan Schimitt Horn tarafından Türkiye’ye getirilmiş, böylece İstanbul’da yeni bir zevk başlamıştır.

Lale Devri.

Edebiyatımızda Lale, başka ülkeden geldiği ...

Devamını Oku...

21. Eylül 2009

0 Yorum

Yazmak Mühim İştir Bayım

1. Yazmaya başlamak için, yazmaya başlamak gerekir.

2. Günübirlik olaylarla oyalanmadan yergiye, sövgüye, övgüye kulak asmadan yazmak

3. Hüsnüzan temel kaide olmalıdır.

4. Başlangıçla hüküm sıfırdır. Yaz, tamamla ve gerekirse çöpe at. Yazdıklarını atmaktan asla korkma.

5. Yazmak istiyorsan yazacaksın. Yazmak ...

Devamını Oku...