22. Eylül 2009

0 Yorum

Taşralıyız

Lalenin 16. asırda Avusturya’nın Osmanlı Devleti’ndeki büyükelçisi “Ogier Ghiseli de Busbeca” tarafından Avrupa’ya götürülerek tanıtıldığı kabul edilmektedir.

Özellikle Hollanda’da sevilen ve yeni türleri yetiştirilen lale yine bir Avusturya büyükelçisi olan Schimitt Horn tarafından Türkiye’ye getirilmiş, böylece İstanbul’da yeni bir zevk başlamıştır.

Lale Devri.

Edebiyatımızda Lale, başka ülkeden geldiği ...

Devamını Oku...

21. Eylül 2009

0 Yorum

Yazmak Mühim İştir Bayım

1. Yazmaya başlamak için, yazmaya başlamak gerekir.

2. Günübirlik olaylarla oyalanmadan yergiye, sövgüye, övgüye kulak asmadan yazmak

3. Hüsnüzan temel kaide olmalıdır.

4. Başlangıçla hüküm sıfırdır. Yaz, tamamla ve gerekirse çöpe at. Yazdıklarını atmaktan asla korkma.

5. Yazmak istiyorsan yazacaksın. Yazmak ...

Devamını Oku...

19. Eylül 2009

0 Yorum

Yüzün Rengi

Öfke.
Damarlarının kasıldığı, içinden akmakta olan kanın çekilip kuruduğu an. Gözler, zifiri karanlık. Yukarılardan taş, kaya yuvarlamak gibi. Koskoca dalgalara son savletinle vurmak, beton duvarları naçar yumruklamak gibi. Kim olursa olsun, niçin olursa olsunıeırılan yumruk, sıkılan dişler bir başka boyutudur insanın. Vurdun mu yıkarsın, sustun ...

Devamını Oku...

18. Eylül 2009

8 Yorum

Tâlikât Beyânındadır

Tâlikât, bir kitabın içindekileri tashih veya izah maksadıyla sayfa kenarlarına yazılan yazılar (derkenar), düşülen notlar demektir. Kültür geleneğimizde önemli bir yer teşkil eden “kitaba zeyl” veya “tashih” sebebiyle böylesi yazı yazanlar okudukları kitabın sayfa kenarlarını kullandıkları gibi düşüncelerini müstakil bir eser olarak da kaleme alırlarmış.

Zamanımız ...

Devamını Oku...

17. Eylül 2009

0 Yorum

Hak ile irtibata geçince, Halk ile irtibatı kesiniz

Cep telefonsuz bir hayat düşünülmüyor.
Yaşam bağı oluverdi on yıl içerisinde. İçerisi, dışarısı, havası, karası cep… Ahiretle irtibat kurar gibi yapışılıyor ceplere. Yerlisi yabancısı aynı sadakatte. Cep telefonu olmayan, cep telefonu kullanmayan bir insana büyük bir gıpta ...

Devamını Oku...

16. Eylül 2009

0 Yorum

Bildiğimiz Kıssa ve Fakat…

Sezai Karakoç’un ” Gökte yapılıp yere indirilen şehir” dediği Kudüs‘e gitmeli tez zamanda.

Sonra Şam ve mutlaka Halep iyi bir rehber eşliğinde gezilmeli. Mümkünse gitmeden önce Taha Kılınç’ın Şam Kitabı tekrar okunmalı. Hakan Albayrak ile bir araya gelmeli, O’nun sonsuz enerjisinden istifade etmeli ve bir de ...

Devamını Oku...
Sayfa 129 - 133« Baş...102030...127128129130131...Son »