19. Eylül 2009

0 Yorum

Yüzün Rengi

Öfke.
Damarlarının kasıldığı, içinden akmakta olan kanın çekilip kuruduğu an. Gözler, zifiri karanlık. Yukarılardan taş, kaya yuvarlamak gibi. Koskoca dalgalara son savletinle vurmak, beton duvarları naçar yumruklamak gibi. Kim olursa olsun, niçin olursa olsunıeırılan yumruk, sıkılan dişler bir başka boyutudur insanın. Vurdun mu yıkarsın, sustun ...

Devamını Oku...

18. Eylül 2009

8 Yorum

Tâlikât Beyânındadır

Tâlikât, bir kitabın içindekileri tashih veya izah maksadıyla sayfa kenarlarına yazılan yazılar (derkenar), düşülen notlar demektir. Kültür geleneğimizde önemli bir yer teşkil eden “kitaba zeyl” veya “tashih” sebebiyle böylesi yazı yazanlar okudukları kitabın sayfa kenarlarını kullandıkları gibi düşüncelerini müstakil bir eser olarak da kaleme alırlarmış.

Zamanımız ...

Devamını Oku...

17. Eylül 2009

0 Yorum

Hak ile irtibata geçince, Halk ile irtibatı kesiniz

Cep telefonsuz bir hayat düşünülmüyor.
Yaşam bağı oluverdi on yıl içerisinde. İçerisi, dışarısı, havası, karası cep… Ahiretle irtibat kurar gibi yapışılıyor ceplere. Yerlisi yabancısı aynı sadakatte. Cep telefonu olmayan, cep telefonu kullanmayan bir insana büyük bir gıpta ...

Devamını Oku...

16. Eylül 2009

0 Yorum

Bildiğimiz Kıssa ve Fakat…

Sezai Karakoç’un ” Gökte yapılıp yere indirilen şehir” dediği Kudüs‘e gitmeli tez zamanda.

Sonra Şam ve mutlaka Halep iyi bir rehber eşliğinde gezilmeli. Mümkünse gitmeden önce Taha Kılınç’ın Şam Kitabı tekrar okunmalı. Hakan Albayrak ile bir araya gelmeli, O’nun sonsuz enerjisinden istifade etmeli ve bir de ...

Devamını Oku...

15. Eylül 2009

0 Yorum

Metropol Dışı Ramazan-2

Teravih sonrası yüreklerimizde sevinç çaylarımızı tekrar karıştırırken Haşmet Babaoğlu’nu anlayabilmenin yaşadığımız mekan itibariyle ne kadar zor olduğunu fark edip bir kez daha hamd ediyoruz.

Burada kalmıştık Haşmet Babaoğlu’nun yazısı üzerinden giriştiğimiz durum tespitine. Devam edelim:

Teravih sonrası güze dönüş ...

Devamını Oku...

14. Eylül 2009

0 Yorum

Delinâmeler – 5

ONALTI

İtiraf ediyorum: ihanet ettim. Ne düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum; lakin vakıa bu. Kaçınılmaz olan gerçekleşti ve şairin “ihanet etmedim Eylül” serlevhasına inat ben ihanet ettim. Ne etimolojik tahlillere girişeceğim ne siyak ve sibakından bahsedeceğim. ...

Devamını Oku...