19. Ocak 2012

0 Yorum

Çok Kısa Öykü

Ömer Seyfettin okuduk. Bomba dedik, Pembe İncili Kaftan, Forsa… Nereden başladığımız ve nereye gittiğimiz belliydi bu öykülerde. Karakterler adam gibi, vak’a taş gibi, mekan dört başı mamur. Gelenek devam etti Abdullah Efendi’nin Rüyaları düştü bahtımıza. Necip Fazıl’la Hikayeler, Mendil ...

Devamını Oku...

16. Ocak 2012

0 Yorum

Koşarak geldi

I
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi.
Derken şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi.
Şehir adamla geldi. Tozu toprağı, rüzgarı yaprağı… Görenler gördü, adamla geldi. Görmeyenler için kara, kapkara bir gece idi. Oysa adam bembeyaz bir yıldız gibi geldi. Hakikat beyazdı, adam beyaz.

Şehrin ...

Devamını Oku...

15. Ocak 2012

2 Yorum

Kör Kış

Ayakta Sümerbank ayakkabıları, bir yandan kayıp terimizden dumanlar savururken diğer yandan ıslanan ayaklarımızla donmak… Soğuk sıcak bilmeden karda çocukluğun en sıcak demlerini yaşamak, unutmamak, unutamamak… Bir gün diye başlayan cümlelerle “amma deliymişiz” eşliğinde yad etmek…

Şimdiki çocukların kar gördüğü yok ...

Devamını Oku...

13. Ocak 2012

1 Yorum

Somut Şiir Manifestosu…

Augusto de Campos

1. Somut şiir, dil öncesi topyekün bir sorumluluk üstlenmekle başlar: iletişimin elzem esasları gibi tarihsel tabirlerin önermelerini onaylar. O, sırf önemsiz araçlar oldukları için, yaşamasız, kişiliksiz, fikirleri defnetme konusunda ısrar eden kuralları içeren tarihsiz mezar taşları gibi duran sözcüklerin yutulmalarına karşıdır.

2. Somutçu şair ...

Devamını Oku...

11. Ocak 2012

0 Yorum

Suçlu ayağa kalk ve ağla

Suçlu ayağa kalk ve ağla.

Nasıl olur?

Olur.
Kendini yerden yere atarak ağlayacaksın. Ağlayamıyorsan ağlar rolü yapacaksın. Bas bas bağıracak ve değme sinemacıları kıskandıracak derecede rolüne herkesi inandıracaksın. Sen yap gerisi gelir. Bak ağlıyor herkes. babaları ölse böyle ağlamazlar, emin ...

Devamını Oku...

10. Ocak 2012

0 Yorum

İnsanlar?

Beşir Ayvazoğlu bir anekdotu paylaşıyor:

“Osmanlı devrinde Türkiye’ye gelen Lady Montagü ve Thomas Allom gibi yabancıların da dikkatini çeken bu gizli çiçek dili, kadın-erkek ilişkilerinin bugünkü kadar kolay olmadığı eski cemiyetimizde halkın haberleşebilmek için bulduğu sevimli yollardan biridir. Lady Montagü, 16 Mart 1718 tarihli mektubunda, Türklerin ...

Devamını Oku...

8. Ocak 2012

1 Yorum

Moğol: Cengiz Han’ın Yükselişi

Oldukça kuvvetli bir rüzgar eşliğinde seyrettim filmi. Rüzgar estikçe acısı çoğalıyor, yavaşladıkça acısı da yavaşlıyor sandım. Bozkır’ın tamamına yayılan korku, acı ve direniş, filme, bir çocuk olan Timuçin üzerinden ustalıkla kurgulanmış. Şöyle bile düşünebiliyorsunuz bazı yerlerde: Bu kadar acının ...

Devamını Oku...
Sayfa 2 - 6212345...102030...Son »