11. Temmuz 2011

0 Yorum

Yediveren Salavat

“Güllerin diplerine gübre verelim mi?”
“Olur. Burada kalmamış çatıdan getireyim”
“Tamam.”

Bir güle eğildi. Dünya onunla eğildi. Kokladı. Salavat getirdi gül kokulu Nebiler Nebisine. Bir başka güle yöneldi. Kokladı. İlla seher vaktinde kokardı bunlar. İlla. Penbe, kırmızı, siyah, beyaz güller… Kimisi yediveren, kimisi sarmaşık gül… Taze ...

Devamını Oku...

4. Temmuz 2011

0 Yorum

Ne alırdınız?

Arabayı yenileyelim kocacığım kredi alalım.
Ankastraları gördün mü Ayten, hani şu reklamlardakini. Bayıldım.
Tatilde Antalya’dayız. Geçen kıştan beri ön ödeme yapıyorum. Dünyalarca eğleneceğim.
Özel üniversiteye gönderelim Kaya’yı Ahmet. Normal okullarda okumasın yavrumuz.
Kombine tamam. Bu sene kralım.
Yöneticiyi gördün ...

Devamını Oku...

1. Temmuz 2011

1 Yorum

İkinci Adres: Akabe Kitabevi

“Eskiden” diyor, Dursun Gürlek ‘Ayaklı Kütüphaneler’de Babanzâde Ahmet Naim’i anlatırken: “Eskiden İstanbul kahvehanelerinin bazıları tam anlamıyla “kıraathâne” idi. Devrin şairleri, yazarları ve sanatçıları bu kıraathânelerde kitap, gazete, dergi kıraat ederler, uzun uzun sohbetlerde bulunurlar, siyasetten tarihe, aktüaliteden ...

Devamını Oku...

29. Haziran 2011

0 Yorum

ağızda çakıl taşları

asra düşen yirmi ve bir
mutsuz maskeler asıyor göklere
yüzler çarpıyor ne kadar kara kelimeler yâr paçavra
yüzler çarpıyor yaprak hep sarı saçlar tarümar

her pişmanlık ağızda çakıl taşları
her ah külden yuva

yaşlanıyor ve ansızın günle batan
bir çayla karıştırılan ...

Devamını Oku...

28. Haziran 2011

0 Yorum

Bende-i muhlisiniz

Uyuz cep mesajlarından ve dibidelik facebook yaklaşımından birazcık uzaklaşın ve aşık maşuka nasıl seslenirmiş bakınız:

Meleksima canım, lebi mercanım; ey ruy-ı mahım, gül yüzlü şahım; zülf-i kemendim, serv-i bülendim; peri ruhsarım, şeker güftarım; def’-i melalim; fikr ü hayalim; gül-i handanım, derde dermanım, taze fidanım, kaşı kemanım; ...

Devamını Oku...

26. Haziran 2011

0 Yorum

O’dur O

Meşrutiyetin ilanından sonra oluşan hürriyet ortamı içinde Osmanlı toplumunda peş peşe gazete ve dergiler yayınlanmaya başlar. Meşrutiyetten sonra Baha Tevfik (1881–1916) tarafından yayınlanan mizah dergilerinden en ilginci 1910 yılında yayınlanmaya başlayan “Eş şek” ismindeki haftalık mizah dergisidir. Eşek ve eşeklik konusu mizah edebiyatımızın ana maddelerinden ...

Devamını Oku...
Sayfa 20 - 68« Baş...10...1819202122...304050...Son »