9. Kasım 2010

0 Yorum

Mesel Var Mesel İçinde

Rabbim verdi mi böyle verir işte. Dallar kırılır, yer gök meyveye durur; bör – böcek yer, uçan – kaçan yer, insanlar yer; yeriz de bitiremeyiz Rabbimizin nimetlerini. Bitiremeyiz ve bu sefer başlar serzenişler, işin gücün arasında ...

Devamını Oku...

7. Kasım 2010

0 Yorum

Yedi kez dönmek gerek dönülmesi gereken yerde

Kabe ve Sen

Şimdi, orada olmak..
Orada.
Dünyanın ve kalbin merkezinde… Henüz kalabalıklaşmamış iken, henüz “daha sıcak bekleyelim” düşüncesi hakimken, henüz Kâbe’ya daha yakın ve kalbine daha yakınken. Dilinde dualar, yürekte infilak eden baharlar…

Hacerü’l Esved kokusuyla bismillah ...

Devamını Oku...

5. Kasım 2010

0 Yorum

Sebepsiz korkular

Gecesi ayaz bir güz günü kadar karmaşık duygular içerisindeyim. Sanıyorum durmadan minareden atıyorlar beni. Ne işim vardır oysa minarede. Tamam çocukluğumda bir kez çıkmış ve aleme şöyle yukardan bir nazar sarf etmişliğim vardır ve lakin ne korku bilirdik ...

Devamını Oku...

2. Kasım 2010

0 Yorum

Bana

kor şair yüreğinden daha kızgındır hasretin
kutsanmış kelimeler mahzun matemleri andırır
dilimlenir güneş bin parçası gönlümü aydınlatır
sevgili, ismin bütün yaşananları sevdirir
bütün dünyayı mısra-ı berceste eyler ismin
bir başkasın içimde, içimde bir başkasın
geceye hasretin düşer, gül ağacında tomurcuğum
ibrahim ateşlere düşer, şiire yağmur ...

Devamını Oku...

31. Ekim 2010

0 Yorum

Şah & Sultan

Arka kapak‘tan:

Tutku…
Güzellik…
Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.
Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran ...

Devamını Oku...

30. Ekim 2010

0 Yorum

Kehf

Dağın ortası yukarısına uzak.
Dağın yukarısı aşağısına uzak.
Dağ dağa uzak.
Ortada kocaman vadi.
Vadi varsa yol vardır; yol zoru zora sokar.

Dağ ortası. Kehf.
Mağaraya sırtını dönmüş adam.
Bağdaş kurmuş oturuyor adam. Sırtında mağaranın gizemi.
Mağara ...

Devamını Oku...

29. Ekim 2010

0 Yorum

Elmacık

Elmacıktı.
Gelip elmaya kondu.
Bu bana tarifsiz dert oldu.
Bir yaprak kadar yeşile meyyal kuşcağız.
Kuvvetli bir nefesle üfürsen fersah fersah savrulacak.
Seveyim diye avucuna alsan, parmakların arasında kaybolacak.
Nefes dahi almadan kuru dal kesildim elmanın altında.
Pür telaş.
Pür güzel.

Bir “cik” dedi sese yol ...

Devamını Oku...
Sayfa 40 - 68« Baş...102030...3839404142...5060...Son »