Peşin Para

Çar, May 6, 2015

Derkenar

Vaziyet böyle gibi elhamdülillah.

Nasrettin Hoca’nın birine borcu varmış. Epey bir zaman borcumu geri bıraktırmaya muvaffak olmuşsa da günün birinde alacaklısı dayatmış, parayı isterim diye tutturmuş.
“Hocam, şu bizim parayı artık ver.” demiş. Hoca:
“Hayhay” deyip gülümsemiş.
“Para senin, borcumu inkar etmiyorum. Dur da biraz konuşalım.”

Adam, parasının alacağı umuduyla Nasrettin Hoca’nın anlatacaklarını dinlemeye koyulmuş. Hoca eliyle bahçesinin kenarındaki kazılmış yerleri işaret ederek.
“Bak” demiş. “Şurasını görüyor musun?”
“Evet görüyorum.”
“İşte oraya diken ektim.”
“Diken mi ektin? Ne olacak o dikenler?”
“Baharda o dikenler çıkacak, büyüyecek; yoldan geçen koyunların tüyleri o dikenlere takılacak, ben de o yapağıları toplayacağım. Eğirip iplik yapacağım. O ipliği satıp elime geçen parayla sana borcumu vereceğim.”

Zavallı adam bu uzun hesap karşısında gülmekten kendini alamayınca Hoca:
“Seni köftehor seni” der. “Peşin parayı görünce nasıl gülersin, değil mi?”

Yorum Yaz